Muharremi ettin kendineortak,
Yaptığın ayıbın üstünümü örtek,
Senet değil kağıt değilki yırtak,
Hacı önder adam böyle satılmaz.
Veyselim masumdur kuzudan kuzu,
Dost ile düşmanı anlamak için,
Kambur tutar sırtın ağarır saçın,
Gözlerin kan ağlar için ezilir niçin,
Dostun kimmiş düşman kimmiş düşte gör.
Bir gün olsun bitmez olur dertlerin,
Gözü kalır verdiği üç kuruşta,
Geçmek ister benide her yarışta,
Bendede ne güzel bir huy var işte,
Aç kalsamda etmem sana tenezül.
Özümde sözümde vardır eğilim,
Varsa eğer kendisini övenler,
Haylaz öküz kaçtı boştur düvenler,
Mecburdur hayata boyun eğenler,
Ben böyleyim ben şöyleyim diyenlere inanmam.
Her insanda vardır binbir marifet,
İki ayaklı şeytan başka,
İnanmam ben sahte aşka,
Gelen laşka giden laşka,
Doğru dürüst dost bulunmaz.
Herkes seni sever çıkara,
Hep konuşur bitmez kuru boş lafın,
Aklını başına almayan safın,
Ancak götüreceğin üç metre kefin,
Fazla yorma kendin dünya boş kardeş.
El öpmekle dudak olmazki mındar,
Üzgünüm ben dünyada gidişatlara,
Aldanmaki boştur yat ve katlara,
İnsan sandım yüz verdim cahil itlere,
Ben iyiyi kötüyüde dost bildim.
Olmaz bu kadarda kaba katılık,
Çoktan dağlarımı duman bürümüş,
Yaprağım sararmış dalım kurumuş,
Sendede bir acayip inat var imiş,
Çaldın beni taştan taşa muhanet.
Maskara oldum çoluk çocuk toruna,
Nankörler yuva yıkarsa,
Toklar yerken aç bakarsa,
Hal bilmez kulak tıkarsa,
Bundan hayır beklenirmi.
Gerçekleri gör gözünen,
Sandal gemi arada bir yan yatar,
Balıklar zıplıyor martılar öter,
Bak şu güzelliğe cana can katar,
Cennetten bir parça gördüm bu sabah.
Marmara denizi bu sabah durgun,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!