Kel kafalı kel aynağım kel Metin,
İşte bundan yoktur senin kıymetin,
Kış geliyor hava soğuk çok çetin,
Benim nasihatim sana Kel Metin.
Sırma saçtan iyi bence kel kafa,
Gez Dünyayı baştan başa,
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Kendini vursanda taşa,
Kaçsanda ölümden kurtuluş varmı.
Gel bu kadarda olma cimri,
Kimi mıhına vurur kimi nalına,
Küçük görer seni bakmaz halına,
Doğru git de eğri gider yoluna,
Ne kadar zor insanları anlamak.
Güvenirsin sende dersin dostum var,
Ankara çankayada Halkın Vekili,
Atar tutar mangalda bırakmaz külü,
Kavgalı gürültülü oynar ikili,
Madara maskara olduk velakin.
Kimi nalına vurur kimi mıhına,
Bir Düşünüp vicdanına sormadın,
Gözün açıp garip halim görmedin,
Çok uğraştım bana kadro vermedin,
Al kadronu çal başına müdür bey.
Ankaradan seni aradı dayım,
Uğursuz baykuşlar ötüyor bağda,
Tilkiler çakallar dolaşır dağda,
Yirminci yüzyılda hemde bu çağda,
Garip şaşkın meydan kaldı itlere.
Çıkar İnsanları ikiye böldü,
Tabiki her İnsan kimliğiyle hür,
Nedenki yalan dolan hayat sür,
İnanki yalancıları gördüm birebir,
Memlektete doğru İnsan kalmamış.
Çırpınırsın dostum dersin birine,
Azaplar çalışır Ağalar vermez,
Hiç kimse göz açıp gerçeği görmez,
Fakir olan dolu bir hayat sürmez,
Dar gelir Bize koskoca Dünya.
Zehir sıçar bal vermeyn arılar,
Zengin ağa fakir köle,
Fakir benzer susuz çöle,
Göz önünde bile bile,
Rezalete dur diyen yok.
Kimi parapul içinde yüzer,
Ömre bedel ömür kattın,
Ne yazık bırakıp gittin,
Doğru kalktın doğru yattın,
En sonunda beni unuttun,
Razı sizden gönlüm benim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!