Seher vakti dost bağında,
Görüldüm ya inanan yok…
Gül taşırdım kucağımda;
Derildim ya inanan yok…
Yıldızları saydım tek tek.
Islandı
Sevinçten ağlarım hüznü bıraktım
Yaktığın ateşin külü ıslandı
Sözlerin külüme tohum bıraktı
Açtı çiçeklerim dalı ıslandı
Şu gönülden fersah, fersah ıradın,
Bilinmeyen yaban ellerde misin?
Böldün zerrelere neydi muradın!
Mecnun gibi susuz çöllerde misin?
Bizim elin yaylaları serindir.
Katıl bulutlara yeller getirsin
Ferhat’a Şirine, gel inat olsun
Aşkın toprağımda güller bitirsin
Gönül toprağına, dal inat olsun
Bazen gül kokardın bazen de ıtır
Gamdayım
Gam dayım
Yar yitirdim gamdayım
Kim demiş ki hısımım yok
Çile emmim gam dayım
Gardaşı
Gar daşi
Kardeş atmaz gardaşi
Yüreğimde yangın var
Erciyes’ten Gardaşi
Tavana
Ta vana
Dertler uzar ta vana
Bedduam azık olsun
Her gün konsun tavana
Masa da
Masada
Yar oturur masada
Dilin hançere dönmüş
Ne gerek var masada
Guruptan güneşimi yeniden doğduranım;
Ne değişti ne oldu bıktın mı söyle bana?
Şu daracık ömrüme mutluluk sığdıranım;
Yeniden gemileri yaktın mı söyle bana?
Zor zamanda dağ gibi sırtımı yasladığım,
Kaç bahar yârsiz geçti kaç mevsim kışa döndü
Beni yaktı yetmedi yıllarımı yakıyor
Umutlarım pervane bak yine başa döndü
Gönülden mektup yazsam pullarımı yakıyor
Asumandan kar yağdı beyazladı saçlarım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!