Bakışları mavidir
Uzun boylu selvidir
Dudağı alev alev
Erciyes'in lavıdır
Beni yaktın narına
Ey nebi
Kirpiklerimin dibi dolu
İnceden süzülür
Gözyaşlarım kirpiklerimde ağır
Yanaklarımda dalgalı yol
Kazma kürek
Ben senin karanlık ufkuna güneş,
Sen benim karanlık ettiğin dünyama kar tipi bile olamadın.
Ben sana sevgiyle harmanlanmış aşk şerbeti dolu kadeh sunarken,
Sen bana bayat bir çay bile sunamadın.
Ben senin varlığın, sen benim yokluğum oldun;
Ben sana "hoş geldin" derken, sen bana "güle güle" derdin.
Kapısı bakıyor köy camisine
Güvercinler konar penceresine
Aşıktır yarenler gül tanesine
Güller gibi kokar Fettah sultanım
Toplanmış saf tutar gönül verenler
Elinde asası oy oy
Mürşidin hası oy oy
Garipler babası oy oy
Fettah sultanım oy oy
İlmi ile amil oy oy
Makâmı çok alidir
Menzilin kandilidir
Hizmet ehli velidir
Gavstır gavs Şeyhi nizam
Ceddinden icazetli
Senin olduğun yerde karanlık tutunamaz,
Sen sofilerin sığındığı kurtuluş limanı...
Tanır seni çakıl taşları, kum taneleri;
Rüzgârın sırtındaki toz bile tanır.
Mırıldanır ismini, cezbelenir, haykırır:
"Gavs-ı Sakaleyn" diye...
Gece el sallıyor,
Penceremi tıklar dolunay.
Yıldızlar küçük çocuklar gibi,
Bırakıpta gidecek miş
Gitmek neymiş görürsün sen
Beni pişman edecekmiş
Pişman kimmiş görürsün sen
........
Benden hesap soracakmış
Yar gönül koymuşsun bana
Darılmışsın haberim yok
Ben hiç yanlış yapmam sana
Kırılmışsın haberim yok
......
Al hıncını döv sinemi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!