Nazmi.
Nasır tutmuş elleriyle bölerdi ekmeği
Sofrasından tuzu eksik olmazdı
Ceketini garibandan esirgemezdi
Bedava yaşamazdı hayatı.
Ben az anlattım, sen çok anla;
İri gözlü cerenim
Bir tanem olur musun
Al kınalı yarenim
Bir tanem olur musun
Toroslarda kar mısın
İnsan burda nefeslenir
Feyiz nurla hep beslenir
Senden şefaat istenir
Şefaat ya Resulallah
..........
Güller kokusunu serper
Sen gecemin gözlerine çekilen beyaz sürmesin
Ben sende kaybolmuşum
Üzerime mutluluk yağıyor
Hasretin kulağını çektirdin bana
Korkuyu kaçarken gördüm
Cesaret gizlendiği yerden çıktı seni duyunca
Bu aşk bitti diyip gidiyor musun
Yapacak bir şey yok sen bilirsin git
Hoşça kal vedanı ediyor musun
Diyecek bir şey yok sen bilirsin git
Yapacak bir şey yok gidiyorsan git
Büründüm yas hırkasına,
Sen gideli Gavs-ı Sani.
Hasret vurdu arkasına,
Sen gideli Gavs-ı Sani.
Kanatsız bir kuş gibiyim,
Düştüğüm dipsiz kuyum,
İçtiğim Kevser suyum.
Kalmaz ki kötü huyum,
Seydam seni görünce,
Şeyh Fettah’ı görünce.
Sen ne zalimin birisin
Söktüp aldın ciğerimi uy uy uy uy uy uy
Biraz vicdanın erisin
Yıktın ömür direğimi uy uy uy uy uy uy
...............❄️
Ne aradın nede sordun
Yola çıktı kafile
Vuslatın vakti geldi
Yetişince menzile
Seydamın keyfi geldi
X
Nefisleri soldurdu
Şaşmıyor rotasından
Cömertlik atasından
El almış ustasından
Şeyhim Muhammed Fettah
.........
Nurla yoğrulmuş maya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!