AĞIT
Yüce dağların karı var
Yaslı gönlüm efkarım var
Aldın felek sevdiğimi
Bilmem bana ne zorun var
AKİF’İN YOLUNDA
İlim ve irfanla yoğrulacağız
Hak ve hakikatle doğrulacağız
Azimle kendimizi bulacağız
ARZUHALİMİZ
Kara bulutlar gördük ufuklarda
Yolumuzu kaybettik karanlıklarda
Belalar geldi üstümüze art arda
Şaşırdık kaldık çıkmaz sokaklarda
Bir bahar rüzgarı
Dansa kaldırıyor
Şu yabani otları
Uçuyor göklerde
Bir kelebeğin renkli kanatları
BİR EYLÜL HİKAYESİ
Bir ayrılık hikayesi yapraklar
Eylülün dallarından bir bir düşen
Yalnız mevsimler değildi değişen
Bir eylül, bir sarı yaprak, bir de ben
BEN BİR KAMYONCUYUM
Kocaoğlan bugün bakımdan geçti
Yine onlarca litre mazot içti
Doymak nedir bilmez asla kendisi
Yardan ayrı hasret başlar
Susar dil, çıkmaz avazım
Çalmaz olur da yavaşlar
Kendini avutur sazım
Uykusuz geçmez geceler
Yastayım Bugün
Bugün yastayım libaslar karalı
Zalim avcılar vurmuş o maralı
Bin bir derdim var gardaş, sıralı
Lal olmuş dillerim, gönlüm yaralı
KÖYÜME AKROSTİŞ
(A)rpa, buğday ektim arazisine
(Ş)öyle baktım köyün mazisine
MEMLEKET ÖZLEMİ
Bugün yine memleketimi andım
Geçen günlere üzüldüm ve yandım
Boş evlere baktım babam sağ sandım
Adını özlemle yad edip andım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!