EYLÜLLÜ GÜNLERDE
Durulur gürül gürül akan sular
Çekilir bahçemde çifte kumrular
Gül dalında yapraklar bir bir solar
Eylül gelir içime hüzün dolar
Ey Oğul,
Hırsıza, hırsız; arsıza, arsız demelisin,
Haramdan uzak durup helal lokma yemelisin.
“Asıl azmaz; bal kokmaz” demiş atalar,
Ey Oğul
Bilir misin? Bu günlere nasıl geldi bu vatan.
Ölümsüz destanlarla ebedileşti Oğuz atan.
Zulme kalkandı yürekleri, bükülmezdi bilekleri.
Ant içtiler son vermek için çirkin zulümlere
EYVAH
Çile üstüne çileler biniyor
Dünya yangın yeri olmuş, yanıyor
Her gün kirli oyunlar oynanıyor
İnsan insandan naçar oldu, eyvah!
EYVALLAHIM YOK SANA
Sen kirli dünyada büyüyen hasis
Beraber yürüdüğün yollar kasis
Ak pak göründüğünü zanneden pis
Hiç eyvallahım yok sana bilesin
EZELDEN EBEDE GİDEN YOL
İki cihan bizim güzergâhımız
Sayılıdır gecemiz sabahımız
Yazılır sevabımız günahımız
Ezelden ebede giden yoldayız
FATİH BİZİM FETİH BİZİM
Yüce peygambere sözümüz vardı
Batıya çevrilmiş yüzümüz vardı
Dört kıtada ayak izimiz vardı
Fatih bizim, o şanlı fetih bizim
ÇARE-SAZ
Hoşnut musun bilmem kemter kulundan
Yemeyen yok o ağacın dalından
Azan azdı çıkan çıktı yolundan
Affına sığınırız yüce Mevlam
ÇARE-SAZ
Hoşnut musun bilmem kemter kulundan
Yemeyen yok o ağacın dalından
Azan azdı çıkan çıktı yolundan
Affına sığınırız yüce Mevlam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!