EKİMLER ÇEKTİ EYLÜLÜN YASINI
Eylüle veda etti günlerimiz
Takvimlerde sarardı dünlerimiz
Bitti yollar ayrıldı yönlerimiz
Ekimlerde gazel olduk neylersin
EL NE BİLSİN
El ne bilsin, bir derdimin bin olduğunu
Şu sokakların bana çıkmaz yön olduğunu
Saçlarımın tel tel ağarıp yün olduğunu
Tüm dertlerimin sebebinin sen olduğumu
EL OLDUĞUM ZAMANDAYIM
Dünkülerin ot bitmiş mezarında
Eylenirim şu dünya pazarında
Halim nicedir Hakkın nazarında
Gafletin bol olduğu zamandayım
ELVEDA
Yoktun, seni aradım köşe bucak. Söndü, senelerce yanan ocak.
Ve başlayacak hüzünlü bir veda.
Birazdan kapılar kapanacak.
Elveda, ey sevgili...Elveda!
ELVEDA VE MERHABA
Elveda sizlere kirli şehirler
Elveda göğsümde hançer zehirler
Elveda sırnaşık isli kahveler
Elveda beni hapseden o yerler
ELVEDA YĂR
Issız gecelere seslendim
Boş sokaklar inledi
Yankılanan sesimi
Cümle alem dinledi
EMEKDAR TAVUK FERİDE
Bizim mahallede bir tavuk vardı
İsmini sorarsanız, Feride
Otuz yılını bırakıp geride
Emekli oldu günün birinde
EMEKLİDEN MANİLER
Sucuk yumurta kaşar
Ramazanlarda coşar
Emeklinin işi zor
Sahur bütçeyi aşar
EMMOĞLU
Doğrusu, işi ehline vermedik
Ziyandayız, mutlu bir gün görmedik
Baş tacı yapıp hakaretler yedik
Kendi kendimize ettik emmoğlu
ERENLERİN DERGAHINDAN
Ol cemali düşte gördüm uyandım
Hak dergahında ‘hamdım piştim yandım’
Hiç değmedi ellerin attığı taş bana
Dostun attığı gülle yaralandım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!