Şeb-i Arus
Gönül ilahi aşka olunca dûçâr
Aşk ile ellerini semaya açar
Erenler bu dergâhtan bâdeler içer.
Şehirlere inat
Göçmen kuşlar misali
Doğaya açsam kanat
Çayırlara sofra kursam
İşte saltanat...
Ne beton yığınları
ŞEHRİN HİKAYESİ
Gün doğuyor bu şehrin üstüne
Bir bir aydınlanıyor sokaklar
SEKSENLİ YILLAR
İçimdeki ses gidelim dedi o günlere,adına bir hikaye dahi yazılmamış dünlere. Bir sabah erken düştük yollara hayat bizi getirdi seksenli yıllara. Mevsim yazdı
Tarla yolları topraktı... tozdu.
O tozlu yolarda naylon ve kilteli ayakabımızın izi Dadağlar mevkiyine götürdü bizi. Havuz kenarında kaç ayakkabı duruyordu dizi dizi.Çeşme suyu soğuk lakin havuz suyu ılık...bugün de havuz pek kalabalık. Burası bozkırın orta yeri, havuzda köy çocukları sanki bir alabalık. Havuz duvarında yosunlar, hep bir aradaydı zayıflar, tosunlar...
Selam
Vardan var olup yoktan bir olana
Erenler dergahında pir olana
Selam
Selam Olsun
Gönül pınarlarında
suyu berrak akanlara,
Sevgi bahçesinde
misk ve amber kokanlara,
SEN BEKLENEN BEN BEKLEYEN
Senin için bitip tükenmiş zaman
Ne gülüşün kalmış ne ağlaman
Uçsuz bucaksız okyanuslardasın
Derin... Çok derin uykulardasın
Daha doğarken bir ağıtla başlar
Yağmur gibi boşalır gözden yaşlar
Yoluna çıkar amansız yokuşlar
Değişir mevsimler, yazlar ve kışlar
REİS
Sen de mi yalan dünyada evrildin
Bir kütüğe takılıp da devrildin
Bir oyana bir buyana çevrildin
O eski halinden eser yok Reis
SENELER
Aşkla doğdu güneş, hüzünle battı,
Tek gayemiz insanca yaşamaktı.
Geçen günler birbirini arattı
Az güldürüp çok ağlattı seneler.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!