DİYÂR-I GURBET
Candan uzak durunca cananımız
İçimizde yaradır, hicrânımız
Gece ve gündüz sızlar sol yanımız
Diyâr-ı gurbete düşeli dostlar
DOĞDUĞUM EV
Kırk altıda yapılan ocak
Altta mutfak, tereklerde kap kacak
Ben çocukken doluydu, köşe bucak
Şimdilerde virane ne olacak!..
DOĞ GÜNEŞ
Göster yüzünü
Karlı dağlar ardından
Doğ enginlere, yüceden
Erisin karlar
DÖNMEYEN GÜZEL
Kadehte üzüm suyu mayalandı
Gönlüm meyhanelerde oyalandı
Hüzünlü şarkılar ismini andı
Gidip de bir daha dönmeyen güzel
Yaralarım ancak dost eliyle sarılırsa, onar
Muhabbetin çırası gönlümde sevgi ile yanar
Dost eliyle sarılmayan yaralar; iyileşmez, kanar
Yoksa dost muhabbeti, yanan çıranın ne önemi var!..
08.12.2013 VELİ AKÇA
DOST MUSUN DÜŞMAN MI
İnsana kemik insandanmış meğer
Değmez insana verme sakın değer
Gün gelir başını önüne eğer
Dostunu düşmanını bilmek gerek
DOST SELAMI
Dostlarımla yărenliğe doyulmaz
Candan sevenlere gönül koyulmaz
Dostun sitemi kahır sayılmaz
Varsın yăd eller bilmesin bizi
DÜĞÜNÜMÜZ VAR HOYRATİİİ
Gelsin mangırlar .. cüzdanımız dolsun
Vur ha davulcu....sefamız olsun
Zil, oynayın bugün düğünümüz var
DÜNYA AZGINLARINA
Kuduz olup köpek gibi ürenler
Dünyanın başına çorap örenler
Kendilerini ölümsüz görenler
Azdıkça bulacaksınız belayı
DÜNYA BANA YABANCI
Dert yüklü gönül kervanım var benim
Yüküm ağır gardaş, işim zor venim
İnsanım, sırtımda kocaman bir yük




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!