GEZ GÖR HASİNLİYİ
Keldağdan bir yel eser Avguna
Zühtünün Hamamında kimler yuna
Sülüklüde bostanım nerde kaldı
İçimden bir ses
Mutluluğun resmini çiz, dedi bana
Bırak hüzünleri bir kenara
Umudu yaz, dedi bana
Engin ovalarda çoban ol
Dağı taşı gez, dedi bana
GİDELİM BURALARDAN
Betonlar arasında kalmayalım
Gündelik telaşlara dalmayalım
Kurak iklimlerde kaybolmayalım
Tut elimden, gidelim buralardan
GİDENLERİN ARDINDAN
Kendine biçilen ömürdü
Gerçek sermayesi
Oysa yaşamaktı gayesi
Daha çocuktu
GİDİYORUM
Gidiyorum, deniz, şehir, köy, tarla tarla…
Güneşi ardıma alıp karanlığa atılan adımlarla.
Gidiyorum, kimseye bir şey demeden… Sessiz, sedasız
GİTMEK LÂZIM BU DİYARDAN
Eskiyen yüze, eriyen zamana inat
Göçmen kuşlar misali açıp kanat
Gitmek lâzım bu diyardan
Bir gün
Sonsuzluk ülkesine bir göç başlar
Boş kalır yuva yaptığın ağaçlar
Bir daha geriye dönmeyecekler
Ölüme kanat çırpan göçmen kuşlar
GÖNÜL
Sürdün atını yokuşa
Baharların döndü kışa
Ne Bey oldun ne de Paşa
Gaflet içindesin gönül
GÖNÜL DAĞINA GİDEN YOL
gün doğdu
pencereden
süzüldü ışık
şimdi uyanma vakti
GÖNÜL DEFTERİMİZ
İylikleri yürekte barındırsak
Günahları yıkayıp arındırsak
Nefsimizi yerlerde süründürsek
Bembeyaz kalsa gönül defterimiz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!