İçimi titreten edan kırık bir gün kaçağı
Uzandıkça bakışım kaçırırsın ahu bakışını
Yüzümdeki yüzünün gölgesi güneş yanığı
Aksın aşıp sınırları coşkun sevgi duyguları
Uyansın içimizin suskun devi güneşle
hiçte bana göre değilmiş
razıyken sultan olmaya
krallık saltanatı pas tutan
köhne bir viranelik
tacı tahtı yıkılası olan
bir yaşam ki
Seni söyler akşamın dar vakitleri
Seni söyler ülkemin girift tozlu yolları
Seni söyler kırılgan martı uçuşunda
Yorgun denizin hırçın dalgaları
Kömür karası gözlerin düşer geceye
Harmana vurdu avere yürek
Seninle kaldım
Gecenin sessizliğinde
Kaldırım taşlarında yürekten yüreğe
Anlatsana suskun mavim
yürüyüşün rahvan kıvrak bir kısrak salınışında
oynak kalçalar dünyayı ben yarattım havasında
beline kadar salınmış lüle lüle saçların
buğday başağının rüzgarla dansındasın
Yalnızlık gecenin boynunda
Yıldızdan bir gerdanlık
Uzanır durursun uzak limanlardan
Uzanır durursun açık denizlerden
Uzanır durulursun
Kendini vuran kör karanlıkta
Hazanda sararan yaprak misali
Kırık dökük bir şeyler vardı
Geçmişin izlerinde
Hep bir yoksun hep bir boşluk
Üstüne kondukça yaşandıkça
Yokuş yukarı idi adeta ağır gelen
-Zevkliysen Zevkimi
Bilgiliysen Bilgimi
Zekânla Zekâmı Geliştir-
Yaşam her an katlarda
Arınır kirinden
Sevgi
İnsanı insan kılan en güzel en büyük düşüncesinin yoğunlaşmış ifadesi olan duygunun, aynen inançsız insanın olamayacağı gibi (inanç illa bir dini düşünce ve duygunun olması anlamını taşımaz, inanmak farklı olguları da taşır. Her hangi bir dini inanışa inanmak gibi.) sevgisizde olamayacağı gerçeğidir.
Bu bazılarımızda öyle farklı öyle derin anlam taşır ki, insanın kendi doğasına dönüşünde ilkel komünal işleyişten, modern komünal işleyişe sahip olunmanın derinliğidir.
Bu derinlikten habersiz bilincine bunu almamış (dünyada egemen kapitalist-emperyalist sistemin onun egemen gücü olan büyük-tekelci burjuvazinin zehirlediği bilinçte olanlar) olanlarla, almış olanların farkı kendine işkence yapana bile acıyan onu insanlıktan çıkaran işleyişi kavradığından, onu bile bağışlayabilecek onurlu bir insanın bakışı ve duruşunda kendini gösterir.
Bu yetmez dünyanın herhangi bir yerinde olan haksızlık, insanlık dışılık, onun bilincini- düşünce duygularını incitip acıtır. Kendi acıları gibi duyumsar derin bir hüzünle benliği sızlar.
akşam dönencinde
gezginim güncende
uçuk mavi düşlerde
bir serapta çarpıldı gün
karşımda sen bir ece
çarpıldı yüreklerimiz




-
Umut Yıldırım
Tüm YorumlarIşıklar içinde uyu güzel insan. Seni unutmayacağız