DÜZMECE SEVDA
Demişler ki seni seviyorum, külliyen yalan
Hangi tarihte görülmüş benim seni sevdiğim
Düzmece sevda olayı bu
DEMİR ATTIM
Dün gece sen düşlerin deryasında
Gök kuşağının yedi rengini ararken
Bir martı kanadında
Ya da bir yosun kokusunda
ÇELİŞKİ YUMAĞI
Nasıl bir şey ki bu böyle
Ne sevdiğin belli, ne sevmediğin
Bir türlü anlayamadım ne hissettiğini
Öyle bir hal aldı ki
KARADENİZ’İN AKŞAMLARI
Bir gün daha biterken devrile devrile
Bu rüzgâr çıldırmış galiba
Nefret eder gibi karanlıktan
Vuruyor kendini daldan budağa
GÜZELLİK TANRIÇASI
Bildiğim bütün güzellikler senden geliyor
Denizlere biraz senden sürüyorum
Öyle mavileşiyor
Dağların zirvesine seni koyuyorum
HAYLAZ GÖNLÜM
Sen bir başka sahilin
Söz dinlemez dalgası
Çarpar durur yüreğin
Yabancı kıyılara
İNTİHARIMSIN SEN
Şimdi yüreğine komşu bir şehrin
Hasretine boğulmuş bir odasındayım
Saat gecenin iki buçuğu
Şehirde yine her zamanki ölü sessizliği
SEVMESE DE
Yokluğunu içerken kadehlerde
Gözyaşımla doldursam boşalan şileleri
Seni görmek, sesini duymak çare değil ki
Sevmediğini bildikten sonra beni.
VEFASIZ OLMUŞ
Şişeler vefasız olmuş
Unutturmuyorlar artık seni,
Kadehler vefasız olmuş
Dindirmiyorlar ki acını,
UZAKLIĞIN KADAR
Her geçen gün bir kez daha aşık oluyorum sana
Özlemin unutturmuyor seni bana
Ne kadar uzak olsak da
Uzaklığın kadar aşığım sana.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!