Tam kırk yıldır ben bu koca Dünya’yı
Az taşıdım, az üstünde yürüdüm
Bu ağırlık harap etti bünyeyi
Kalkamadım, diz üstünde yürüdüm
Bazı gün ayağım al kanlar oldu
Bir zaman durağım Balkanlar oldu
Yolu saptırmaya kalkanlar oldu
Ayrılmadım, iz üstünde yürüdüm
Gökten, ince adaletli risk inmiş
Bu köprüyü geçemeyen miskinmiş
Kıldan ince, kılıçtan da keskinmiş
Ben Sırat’ı buz üstünde yürüdüm
Günahım yok, zan altında kalmadım
Başım yerde tek bir rekât kılmadım
“Sürünüyor” dediler de yılmadım
Vazgeçmedim, yüz üstünde yürüdüm
Bugün mü vazgeçtin, yoksa sen dün mü?
Geçmişinden sana kalan; bu ün mü?
Yavaş yavaş ilerlemek mümkün mü?
Diken değil! Köz üstünde yürüdüm
Yaka paça götürdüler gizlice
İşkenceye maruz kaldım gör nice
Falakaya yatırdılar bir gece
Sabahına tuz üstünde yürüdüm
Ayırt ettim gerçek ile masalı
Daha bir saniye oldu susalı
Sırtında taşırdı Tolga kutsalı
Can Yoldaş’la saz üstünde yürüdüm
Kayıt Tarihi : 21.08.2026 00:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!