Bir gün mutluluk
Kapını çalarsa,
Ha bire bekletme kapıda.
Aç ulan yüreğini sonuna kadar.
Çünkü insanın en büyük hasreti,
Bir lokma huzur,
Bir avuç mutluluktur.
Bırak,
Davetsiz bir misafir gibi girsin içeri.
Eski bir türkü gibi sinsin duvarlarına evinin.
Çocuklarının saçına değsin sıcaklığı,
Ananın duasına karışsın,
Babanın nasırlı ellerine umut olsun.
Sevdiğinin gözlerinde çoğalsın.
Ne çıkar
Adamın kesesi altın doluysa
Ne çıkar
Dünyayı satın alacak kadar zenginse
Eğer geceleri
Başını koyduğu yastıkta
Bir damla huzur yoksa.
Bu kahpe dünyanın ortasında kardeşim,
İnsan dediğin
Bir parça ekmeğe,
Bir parça sevdaya,
Bir de içini ısıtacak mutluluğa muhtaçtır.
Ve ben şimdi
Yüreğimin en kuytu yerinden diliyorum ki;
Mutluluk güneşi
Senin de üstüne doğsun
Öyle bir doğsun ki hem de…
Ayaz yemiş gönlünü ısıtsın.
Kederini dağlara savursun.
Yüzüne umut düşsün sabah sabah.
Sen mutluluğu
Uzak bir düş gibi değil,
İliklerine kadar
Yaşayasın kardeşim…
Kayıt Tarihi : 4.05.2007 23:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bedel Ödemeden Büyünülmez Hayatta bazı insanlar vardır; yıllar geçer ama ne işleri büyür ne de hayatları bir adım ileri gider. Çünkü büyümek sadece zamanın geçmesiyle değil, insanın kendini değiştirmesiyle mümkündür. Bunun önündeki en büyük engeller ise çoğu zaman insanın kendi karakterinde gizlidir. İlk grup, bedel ödemeden yaşamak isteyenlerdir. Hayatı hep başkalarının omzunda taşırlar. Birileri onları toparlar, birileri hatalarını düzeltir, birileri düştüklerinde kaldırır. Oysa insan bazen düşerek öğrenir, kaybederek olgunlaşır. Bedel ödemeyen kişi, hayatın gerçek yükünü tanıyamadığı için güçlü de olamaz. Çünkü emek verilmeden kazanılan hiçbir şey insanı büyütmez. İkinci grup ise “hayır” demeyi bilmeyen insanlardır. Herkesi memnun etmeye çalışırken kendi yolunu kaybederler. Sürekli “evet” diyen insan, zamanla kendi iradesini başkalarının eline teslim eder. Rüzgâr hangi yöne eserse oraya savrulur. Oysa insanın karakteri, gerektiğinde sınır çizebilmesiyle belli olur. Her kapıyı açık bırakan, sonunda kendi kapısını kapatır. Üçüncü grup da bahanelerin arkasına saklananlardır. Başarısızlığın sebebi hep başkalarıdır; şartlar kötüdür, insanlar kötüdür, zaman kötüdür. Ama aynaya bakıp “Ben nerede yanlış yaptım?” diye soramazlar. Sorumluluk almayan insan gelişemez. Çünkü değişim, önce insanın kendi eksiklerini kabul etmesiyle başlar. Hayatın gerçeği şudur: Büyümek isteyen insan önce bedel ödemeyi göze alacak, gerektiğinde “hayır” diyecek ve bahaneleri bırakıp sorumluluk alacaktır. Çünkü başarı da, karakter de, güçlü bir hayat da ancak böyle inşa edilir.




yüreginize saglik güzel bir siir tebrikler
TÜM YORUMLAR (73)