Mermer tezgahın üstü, loş köşem,
Çevirdim yönümü fırınlara,
Ustası eksik mutfağım,
Tekneye un eledim senin uğruna.
*
Yapışıp durdun kene misali,
Kolların cılız dal parçası,
Pek hoş bulduk zevksiz kılığını,
Tıpkı yolunmuş tavuk yavrusu.
*
Şu andan öte gezme sokaklarda,
Uçurma sırları mahalleliye,
Kızartacağım karanlık basınca,
Kızgın tavada lokmalarla yorma ahaliyi.
*
Sıcak tencerenin dibi, isli ocağım,
Yönelttim göğsümü ateşe,
Aşçısı yitik kilerim,
Oklava çevirdim Kemal adına.
*
Sarmaştın sarmaşık misali,
Cüssen minnacık fındık kurdu,
Fazla sevdik garip tarzını,
Sanki yolunmuş kaz sürüsü.
*
Bugünden itibaren sürtme meydanlarda,
Sızdırma lafı tanıdıklara,
Yoğuracağım tenhada yavaşça,
Kabarmış bezelerle usandırma dostları.
*
Közlü ateşin yanı, tenha hücrem,
Bakışım kilitli alevlere,
Ağası uçmuş yalım,
Minderi serdim Veli şerefine.
*
Tutunup bekledin sakız misali,
Vücudun pek de ufak tefek,
Epey övdük çirkin suratını,
Tıpatıp kelaynak kuşu.
*
Artık adımlama şu civarda,
Ulaştırma havadisi yarenlere,
Pişireceğim güneş batınca,
Kaynamış kazanda pişiyle darlama insanları.
*
Beyaz tozlarla buladım ellerimi,
Aç kapıyı gir içeriye,
Şişkin gevreğim sofranın tacı,
Yutacaksın susup afiyetle.
Kayıt Tarihi : 22.04.2026 11:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!