Neden en çok canını acıtır, canını verdiklerin?
Neden en ince dalından kırar, güneşten bile esirgediklerin?
En ilkel,en vahşi ve en kanlı savaşların ortasında,
Bir iğnenin ucuyla karşı dururken, toplu, tüfekli bir dünyaya.
Neden en çok yaralayanlar, esirgediklerindir seni?
Ve neden, ilk çiçek açtığın, topraklar çürütür, her zaman bedenini?
Gece savaşlarının sabahında, esir düştüğüm,
Göğsümden koparıp atamadığım bir kalbim var.
Bir damla kan dolaşmaz, sana yaralanmamışsa,
Renklere kör olmuşumdur, çiçeklere sağır.
Ay gitmez eşiğimden, gün girmez.
Ellerim var,
Toz toprak bir geçmiş yollamışsın ardımdan,
Kansız bir kaba sığmaz,
Bana da dönmez, göndereceklerin.
Varsa bir yaşanmamışlık isterim
Ötesi… Sana kalsın.
Yerin yedi kat altından, evimize güneşi taşıyan,
İs kokulu bir babayı beklemişliğim,
Beklerken, martılarla sohbet etmişliğim çoktur,
Paslı bir bisikletin üzerinde,
Eteklerini savururken gençliğim,
Yarınlardan ümidi kesmişliğim de çoktur.
Şimdi ben yeni anılar yazmalıyım, senin dışında...
Seni hiç tanımamış, hiç sevmemişim gibi,
Saçlarım, göğsünde, hiç uyanmamışım gibi.
Her kapının ardında,
Her sokağın sonunda,
Yüreğim ağzımda,
Sevgili, bugün çok uzaklardayım,
Dönerken... Elim, kolum kederden,
Canlarımı, canından eden,
Sessizlikleri ruhumu delen,
Esmer acılarımı, takıp sırtıma,
Gözyaşlarımı, sınır kapılarında saklayacağım.
En uzun boylu dağın, kederli ovasından,
Saçları, rüzgara en yakışanların,
Sızar, kederi sinmiş kayalıklardan.
Bir zaman, bulutla yarışanların.
Enkazın altındadır şimdi elleri.
Okşayıp saçlarından, tüm nesilleri,
Arada mesafe çoksa,
Yaralı bir kanarya,
Nasıl varır, Koca Çınar'a?
Kanadında pembe tüy,
İçinde belki hayat.
Bir top bulut getirir,
Neden en çok canını acıtır, canını verdiklerin?
Neden en ince dalından kırar, güneşten bile esirgediklerin?
En ilkel,en vahşi ve en kanlı savaşların ortasında,
Bir iğnenin ucuyla karşı dururken, toplu, tüfekli bir dünyaya.
Neden en çok yaralayanlar, esirgediklerindir seni?
Ve neden, ilk çiçek açtığın, topraklar çürütür, her zaman bedenini?
İyi değilim... Ağır kederli sabahlar taşıyorum, her gece sonrasına.
Hiç çekilmemiş acılar arıyor ellerim.
Ve gözlerim, dökülmemiş gözyaşı.
En sevdiğim sonbahar, tenime sarılan rüzgar,
En sevdiğim deniz, kuşlar, balıklar…
Şarkıyla, şiirle beslediğim ey nankör ruhum.




-
Abdullah Çağrı Elgün
-
Ertuğrul Söyünmez
Tüm YorumlarSn. Ümit UZUNHASANOĞLU
Oldukça geç fark etsem de yorum yazmak kısmet oldu.
Şiirleriniz, ilginç, doğaçlama ve kendiliğinden akan bir nehir gibi Türkçemizin âhengi şahlanışında devam ediyor.
Lirik şiirlerinizin akışının devam etmesini diliyor;
Sağlık, esenlikler ve bün arzu ve ist ...
Toprak ve emek ne güzel işlenmiş dizelerde,teşekkürler