Aydınlık kopup da ufuk gülünce,
Kirpikler kapalı hayal dinledim.
Topluluk telaşla yola girince,
Ulu mahkemeye sessiz inledim.
*
Terazi alınmış yüce sahraya,
Birey boyun büküp secde kılıyor.
Anne babasından, yavru balaya,
Bakan korkusundan uzak kalıyor.
*
Sonsuzluğa giden geniş o vadi,
Sıcak alev alev yakmış her yanı.
Gökyüzü açılmış bekler miladı,
Kavuran ışıklar dağlar cihanı.
*
Bütün yaratıklar çığlık atıyor,
Ruhlar ile tenler ıslak durmakta.
Nemler damla damla göle batıyor,
Dalgalar coşkuyla başa vurmakta.
*
Vücudun yarısı denizde kalmış,
Nefesler kesilmiş, tükenmiş varlık.
Kuşlar, börtü böcek vadesin almış,
Tozlara karışıp silinmiş artık.
*
Vaktim yaklaşınca nutkum bağlandı,
Şuurum kaybolup firar eyledi.
Titreyen bacaklar boşa sallandı,
Yaptığım kusurlar nida eyledi.
*
Defterler açılıp mizan okundu,
Haklıya haksıza karar verilir.
Zalim ateşlere kalpten dokundu,
Mazlumun çehresi nurla dirilir.
*
Melekler yan yana divana durdu,
Sorgular tükenmez, yokuşlar çetin.
Yaradan mutlak tek hükmünü vurdu,
Cezası pek ağır sahte servetin.
*
Gözlerim açılıp kendime geldim,
Sırılsıklam yatak, yastığım batak.
Sonsuz hakikati ruhumda bildim,
Zaman daralıyor, ölüm mutlak hak.
Kayıt Tarihi : 23.04.2026 21:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!