Bir adım atıyorum sana,
On adım geri savuruyor ters fırtına.
Yaralı bir rüya mıydık biz
Ön sözü olmayan bir hikâyenin
son sözüne ne yazalım söyle?
Sevginin gül açan kâbusunun
yangınıyla uyandık her gece.
Kalbin aradığı sır mı nedir bu bilmece
Kalemin yazmaya utandığı şiirdeki eksik hece…
İki birbirine benzemez sevgimiz bile delice…
Seni sevmek kendini kaybetmekmiş;
mantığın kapısını kilitleyip
anahtarı denize fırlatmak.
Akıl defterinin tüm sayfalarını yırtıp
senin adınla yeniden yazmak,
sonra o defteri ateşe atmak.
Buğday selvisi gibi,
biçileceğini bile bile
başaklarına boyun bükmekti…
ayçiçeği gibi,
güneşe bakan tebessümlü yüzünü
büyüttüğü toprağa düşürmekti.
ateş böceği gibi,
kendi ışığını aşka yem etmekti…
Sevdanın metaforunu tutkulu hâle dönüştürmekti…
Seni sevmek,
Uçurum kenarında gül toplamaya benzer;
düşeceğimi bile bile uzatırım elimi.
Tanımaz oldum kendimi.
Sen, dokunamadığım en yakın uzaklık…
Aşkın alevlerinde kala kaldık.
hasretimizde bile aynı yangındaydık.
Kurulmuş kalp tuzağında,
adını koyamadığımız bir sevdaya kapıldık.
Herkes “unut” dedi,
unutmak aklın işiymiş.
kalp söz dinlemezmiş
ve çok geç öğrendim:
Seni sevmek akıllı işi değilmiş..
meğer insan,
içinde büyüttüğü birine yenilirmiş.
Şimdi,
ne benden geriye bir ben.
ne bir “biz” kaldı,
Sadece bu yangın var;
söndüremediğim,
gün gün tükendiğim
Kayıt Tarihi : 13.05.2026 10:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!