Gül, gülistan kalplerde büyür demiştin,
İlkbaharın ilk yağmurunda sel oldu yüreğin
Solgun gülleri bıraktın da gittin gardaşım.
Sen ne ettin gardaşım
Yalan dünyanın tüm çirkinliğini
Sinemize yükledin,
Yokluğunu kucağımıza
bıraktın da gittin gardaşım.
Selam göndermişsin,
“Bu zalimliğe gücüm yetmedi,” demişsin.
Riyakâr kirli yüreklere,
Canımı yakan zehirli dillere,
Atılan kalleşçe iftiralara, yalan sözlere
Gücüm yetmedi,
Yetmedi demişsin.
Elveda deyip mecnun olduğun yâre gitmişsin.
Nasıl kıydın cenneti gösteren bakışlara
Hani umutlarımız vardı başka baharlara,
Hayallerimiz olacaktı
birlikte gülecektik yarınlara...
Ne ettin sen gardaşım, nasıl kıydın canına
Tüm güzel renklerden süzülüp
Bizleri karanlığa bıraktın da gittin.
Bak şimdi,
Gökyüzü de suskun bu gece,
Yıldızlar senin acına eğilmiş ağlıyor.
Kaç yürek birden yanıyor...
Bin parçaya dağılan canımızı toplayıp yerden
Salacaktık bu zalim dünyanın üstüne,
İkimiz birden.
Hani aldırmayacaktık
Kem gözden, gafil sözden,
dimdik duracaktık
Hani umursamayacaktık gardaşım
Can... can...
Canımı nasıl yaktın böyle, can
O güzel gözlerin nasıl yere düştü, can
Basarken yere, yer incinmesin derdin,
Her canlı bize emanet derdin.
Toprak sana kıymaz ki,
Güzel yüreğine dokunmaz ki
Biz ne yapacağız şimdi, gardaşım,
Sensiz kalan bu yarım dünyada
Eksilen yerimizi neyle dolduracağız
Hangi sabaha uyanacağız söyle,
Hangi akşamda içimiz yanmadan duracağız
Söyle hangi güzel kalbin gölgesine sığınacağız
Hangi yokluğa alıçacağız söyle..
Kayıt Tarihi : 4.05.2026 16:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!