Yokluğun buz keserken sol yanımda,
İçimde beşinci mevsim hüzünlenir.
Yalnızlığımı yakar, savurur kelimelerin;
Gündüz düşlerim zemheride erir.
Hüzünle esen gözlerin üşütür,
Vurur kendi dağımda kırık dallarımdan.
Uzak yollarda bir kelebek ağrısıyla,
Yapraklar savrulur rüzgârından.
Can kırıklarının izleri var yüreğimde,
Göğüs kafesimin kuytusunda bin ahın.
Gözlerinde gizlediğin sözlere dökülür,
Üç kelime dizilir birden: sen, ben, aşkın.
Araya yol girer, zaman girer sonra ölüm.
Üç buçuk günlük ömrüm bir metrekarede.
İçimdeki veda, maziyi sızım sızım sızlatır,
Sessiz bir mısradan geçersin son günümde.
Ne bir mevsim kaldı ne bir gün,
Bitti o yarım kalan sitemli hikâye.
Gözlerimde birikti duman duman dün,
Bu amansız ayrılık senden hediye.
Yıkık bu duvarlar, tavan çökük,
Gönlüm celladını bekleyen garip bir esir.
Söndü ocaktaki o son umut da,
İçime silik bir yüzle yerleşir.
Artık ne gelen var ne yol gözleyen,
Kader vurdu son darbeyi nihayet.
Tükendi ömrümün o deli baharı,
Bu bendeki hüsran, hepten kıyamet.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Kelimeler bazen yanan ateşten daha çok acıtır.
•Uzaklık, aşkın en sinsi sınavıdır.
•Can kırıkları, ruhun kuytusuna kazınan haritalardır.
•Gözlerde gizlenen sözler, ruhun en sadık sakini olur.
•Aşk, kısa bir an bile olsa ölümsüzdür.
23 Ocak 2020 / Cumartesi / Ankara
Halil KumcuKayıt Tarihi : 14.02.2025 17:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Zaman, kaybolanları değil, kalanları hatırlatır."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!