İçimdeki o acı sessizlik,
Uzun yıllar sonra tekrar konuştu.
"Geçmiş gün" derler ya,
O his bugünkü gibi yeniden oluştu.
Beni okşayan ellerinin,
Yüreğimin köşesindeki bölüm,
Gözümde canlandı;
Avucundaki çizgilerden öptüğüm.
Yarı unutulmuş bu aşk,
Yıllar geçse de büyür.
Saatler, günler
Yavaş yavaş ölüme götürür.
"Asla geri dönme." dediler,
Siyah gözlerine gömüldüğüm gün.
Ne acı bir duygu bu!
Git dediğinde yanmadı mı göğsün?
Dönüp ardıma bakıyorum da,
Hiçbir şey değişmedi dünden.
Elli yıl geçmiş...
Ha bugün, ha yarın derken...
Yaşlılık gelip çattı,
Karanlıkta ilerlerken.
Saçlara düşen aklar,
Aynı yol, aynı kapı, aynı merdivenden.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Öptüğün çizgiler var ya, onlar kaderin en acı imzasıdır.
•Siyah gözler bazen mezar gibidir; içine bir kez düştün mü, çıkamazsın.
•Elli yıl dediğin nedir biliyor musun? Bir bakışın ömrü kadar kısa, bir pişmanlığın ömrü kadar uzun.
•Saçlara düşen aklar, aslında gecikmiş vedaların hatırasıdır.
•Aynı kapı, aynı merdiven… ama insan artık aynı insan değildir, anlıyor musun?
15 Eylül 2013 / Saat: 9:47 / Pazar / Bartın
Halil KumcuKayıt Tarihi : 10.02.2025 16:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!