Bahar seli gibi coşup çağlayan
Gizli dertlerine her gün ağlayan.
Ümidini kara taşa bağlayan
Garibin halini gör hele turnam.
Zaman perdesini aralar ölüm
Bülbülü susturur daldaki gülüm
Bitmedi dünyada çektiğim zulüm
Teselli hırkanı ser hele turnam
Sılaya uçarsan uğra köyüme,
Selamım söyle emmime, dayıma.
Hasretlik yazılmış benim payıma,
Gurbetin kastı ne, sor hele turnam.
Gözüm yolda kaldı, kulağım seste,
Ecel şerbetini sundular tasta.
Bir ömür tükendi, bu canım hasta,
Gurbette ölmesi ar hele turnam.
Bizim eller şimdi yeşile kesmiştir,
Bağ u bahçesine yeller esmiştir.
Belki nazlı yarim bana küsmüştür,
Yarimden bir haber ver hele turnam.
Bir mektup yazayım yâre götürsen,
Gönül feryadımı ona yetirsen.
Ayrılık acısın burda bitirsen,
Sılada vuslata er hele turnam.
Dertli dertli öttün, bağrımı deldin,
Gurbet akşamında imdada geldin.
Sen de benim gibi çileyle doldun,
Uç git menziline, var hele turnam.
Yoruldu kanadın, dur hele turnam.
Kayıt Tarihi : 22.05.2026 09:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!