Çeliğe su verdi
Bir anne çınarın gözyaşları
Anadolu öbek öbek
Seddülbahirde
Çiçeği burnunda delikanlılar
Eli kanlı yedi düvele karşı
Ben babamın gözünde hep küçük kalacağım
Oğlumun çocuğuyla misket oynayacağım
(Mayıs 2001)
Balçığın güneşe değdiği yerde
Zülkarneyn çevirir kum saatini
Şimâlden Marakeş nazlı görünür
Çağırır denizin sultanlarını
Kara Afrikanın damarlarında
Kader gemisiyle Hızır dolaşır
Anne duası gönlün arşa değdiği yerdir
Rabbim bilmeze bildir; Rabbim bilmeze bildir! ..
(Temmuz 2001)
Sana vurgun gönlümün en muallâ yerine
Karanfiller bûseler koyacaksın İstanbul
Kimsenin görmediği kıskandığım yüzünü
Korkarım başkasına açacaksın İstanbul
“İnsan insanın kurdu”
Yedi yedi kudurdu
Ne sevimsiz masalmış
Deliler hayal kurdu
Ömrünün saatini
Söylesene kim kurdu
I
Bir yanardağ düştü gece koynuma
Gömleğim tutuştu hararetinden
Kokusu yayıldı damarlarımda
Şarapnel yarası almış gibiydim
Beynimin karanlık noktalarında
Günah kırık merdiven onarıp çıkıyorum
Nefis tozlu bir keçe dövüp kapanıyorum
(Eylül 1999)
Duyarsızlık ne acı, düşünmemek ne elîm;
İnsanı insan yapan metafizik gerilim!
(Ağustos 2004)
Büyük hesabın arefesinde beklerken
Satılır içinde yoksun gibi cepkenin
Ayağa düşersin bit pazarında yoksul
Ellenmedik yerin kalmaz çaresiz
Haraç-mezat gidersin öyle
At meydanından...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!