Adları yaşları küçük olsa da
Bir büyük emanet omuzlarında
Denizde fezada izleri vardır
Kıtalar ardınca yürür kudsiler
Ellerinde kordan ışık taşırlar
Vahşet arenasında katil alkış alırsa
Ahlâk ayağa düşer hakkın olmaz kıymeti
Nesilleri kurtarmak cahillere kalırsa
İnsanlar dağa çıkar beklerler kıyameti
(Temmuz 1995)
Duyulmaz sesim artık, uzaktayım ne çâre,
Yıllar geçti ne çabuk, yaban düştüm bî çâre;
'Kimsesizler Kimsesi' sığındım rahmetine,
Kereminden bir el ver abd-i mücrim naçâre...
(Ocak 1999)
Yiğitlik, İbrahim'le bir ateşe girmektir;
Ölüme ramak kala 'dâvâm' diyebilmektir.
Bakmaksızın geriye çatlayana dek koşmak,
Mahmuzlayıp atını okyanusa sürmektir.
(Ekim 2003)
Hiciv zehirli oktur
Hedefe ulaşırsa
Nice şahı mat eder
Cümleyi göz hapsinden
Kurtarır azât eder
Zulmedenin ismini
Tokmak gibi başımı ezsem bakır havanda
Çanağıma kim bilir hangi kurtlar dökülür
Gidenlerden haber var şu eski kabristanda
Rabbim katından gönder huzûr üstüne huzûr
(Mart 2002)
Everest zirvesine tırmandı durdu kâşif,
Atlas Okyanusu'nda bir ada buldu kâşif,
Kanyondaki tırtılın resmini çekti; lâkin,
Özündeki cevherden habersiz öldü kâşif! ..
(Mart 2003)
Bahriyeli reisim
Deniz seni tanırdı
Kaptanlar aleminden
Görenler kıskanırdı
Menziline girmekten
Dümen kıran gemiler
Şaşkın insan hırsını aklın hizmetine sok
Cinin değil meleğin seni çarpmasından kork! ..
(Ocak 2000)
Şadırvanda gördüm sohbet ederler
Muharip rütbeli yaşlı gazîler
Kalpakları başta tuğ gibi durur
Paltolarındadır bütün hikâye
Belki de tanırsın bu zabitleri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!