Yüreğin sevgiye mi muhtaç
Önce tanı kendini, bir çift göze vurulma
Ayağını sağlam bas, yalana ihanete hazır ol
Eminsen şayet çağla günün her saati
Bentlerini yık, sakın durulma
Umudu yok çiçeklerin
Her bahar hep aynı terane...
Renkleri süslermiş her yer
Ay’da gül bahçeleri olsa ne yazar
Benim gönlüm virane
Her şeyi bırak diyor içimden bir ses
Yaşamayı unut
Bırak el ele tutuşsun kumrular
Sakın heveslenme
Bul beynindeki tüm sözcükleri
Aşkı sil
Uçun kuşlar uçun gönlüme doğru
Mektubun getirin güzelim yârin
Uçun kuşlar uçun gönlüme doğru
Sevdiğin söyleyin güzelim yârin
Deyin ki özlemiş en az sen kadar
Ne çabuk geçti bir yıl
Yine şubat ve yine on dördü
Mevsimler susuzdu bütün yıl
Gündüzler sağır
Geceler kördü
Bir defa dokunsaydım eline
Bir defa gözüne baksaydım
Ne olurdu
İzin verseydin
Kan olup damarlarında ben aksaydım.
Bir defa baksaydım yüzüne
Mehtabın geceye aşkı gibi
Gecelere doyamıyorum
Öyle bağlandım ki sana
İstesem de sensiz olamıyorum.
Güneş nasıl sabaha vurgunsa
Malazgirt’te Alparslan kefen giyiyor
Elli bin yüreğe
İki yüz binlik Diyojen’i gösterip
Allah aşkına “Yürüyün! ” diyordu.
Yürüdü yürekler
Yürüdü, yürüdü kan revan içinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!