Güller yakışırdı ellerine
Sevdalar yüreğine yakışırdı
Dünyaların neşesini
Her gülümsedikçe
Gamzelerin yüzüne taşırdı.
Yıldız kayınca
Derler ya gülüm
Unutulmuş sevdâlar gibi
Bir yerlere gelir ölüm
Direnir kaymamak için bütün gücüyle
En haşmetli ışıklarını yayar
Ah şu çaresiz yalnızlığım
Hangi uçurumlardan atsam gönlümle beraber
Bir daha aramasam
Her bulduğumda bir parçan
Her bulduğumda bir kusur
Sevda denilen bir derin kuyu
Bir düşen pişman bir de düşmeyen
Bazen bal gibi tatlıdır suyu
Bir içen pişman bir de içmeyen
İnip çıkılan yolları uzun
Bir çılgın sevda
Bir deli duruş
Bir fırtına
Beklentilerin ortasında
Bir yalnız oturuş.
Sonra bir güneş
Bin bir emekle büyütürsün yarını
Hemen dün olur bütün bugünler
Bir bakarsın her şey olmuş bitmiş
Duygu gitmiş, sevdalar silinmiş
Hain bir mantık karşında seni bekler.
Acımamıştı Canım
Deniz dibinde salınan otlar misali
Rüzgârlara yabancıydım
Yağmuru bilmezdim,
Varsa yoksa dalgalar derdim, okşasın beni
Yasakladım gözlerine ağlamayı
Ben şiirlerimi sevdamla yazdım kanla değil
Hep vuslattı hayalim
Vuslatla bitecekti hani
Hüsranla değil.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!