Avuçlarını açarak başlasan duaya
“Vuslat ya Rabb’im” desen beş vakit
Aşkını anlatsan her gece aya
Sevinsen rüyana geldiğim vakit.
Desen ki “Tek onu sevdim
Seyirlerin en güzeli seni seyretmek
Ummanlarda gezmek gibi
Gülen yüzünü görmek
Burnunun ucundan öpmek gibi
Kuşlar gibi uçmak yükseklerde
Bilmiyorum sözlerin hangi sert kayalara özendi
Hangi masum dalgalara direndi durdu bakışların
Ellerinden akardı berrak sıcaklıklar ruhuma
Şimdi
Yüreğim kurudu
Ben kurudum.
Şafaklar umutsuz doğuyor her günüme
Siyah
Gecelerimde ben yokum, sen yoksun
Gözlerim gibi dünya
Gördüklerim siyah
Sonbahar bitti
Saçlarını dökeli çok oldu ağaçlar
Rüzgâr üşüdü
Sessizliği giyinmeye başladı sokaklar
Gözlerde çiğ
Yak ne yakacaksan yüreğimde
Kül et senden başka her şeyi
Adı ister hasret olsun, ister ayrılık
Tutuştur bedenimi, küllerim savrulsun
Bir sen kal gözlerimde
Bir de gülümsediğimde gülümsediğin dudakların kalsın
Bir sonbahar yaprağına düşer bazen aşk
Savrulur deli dolu
O sokak senin bu sokak benim
Bir dal arar durur
Dudaklarında sahipsiz bir şarkı
Sevgilim!
Uyu güzelim uykuların en güzeline yat
Belki yolum düşer gelirim
Bir adımlık mesafe değil midir iki yürek arası
Ayrılık ateşten kazan
Olsun, ben her gece pişer yine gelirim
Sevdalar
Karşılığı olmayan sevdalar
Alıp göğsümü en yalçın kayalıklardan
Yerlere savuran
Kara sevdalar
Yine bir şarkıya takıldı kulaklarım
Uykusuz bu gecenin rengi
Avuçlarımda yokluk, yüreğimde sen
Dünyaya bir dünya daha doğardı inan
Bekletmesen, sen de, sen de sevebilsen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!