Karanlıklar getirmişti seni bana
Gözlerinde hüzünle gelmiştin
Biraz şaşkındın
Hatta içten miydi bilmem ama
Gülümsemiştin.
Hüznüne tutulmuştum gözlerinin
Yüreğimde bir ev var
Pencerelerde koyu renkli pervazlar
Panjurlarda hayallerimizin fısıltısı
Serinlemiş rüzgârların uğrak yeri bağırlarımız
Uzatıp tutamadığımız ellerde
Biliyorum gülümseyecek artık küçük ayrılıklarımız.
Güzellik bir yanda çirkin bir yanda
Dilerim kötüye dayana bahtım
Ben uyanıkken derin uykuda
Dilerim Allah’tan uyana bahtım
O kadar renk dururken olmuş kara
Dediler ki bu mahallede doldu zamanın
Artık bu sokaktan çık git
Ne sütlaç kaldı, ne dilberdudağı
Ne de
Sallanmayı bekleyen bir bebe kundağı.
Zamansız öpmüştü dudaklarım ayrılığı
Issız gecelerin tiryakisi bir şairdim
Teselliyi buldum kendi çizdiklerimde
Sen geldin
Sen geldin ey hayalim
Her bahar bir kelepçe takar yüreğime
Sana mahkûm olurum
Gölgeler dizilir gün boyu kirpiklerime
Islanır yanaklarım
Kendi yüreğime zulüm olurum
Kurban olsun diye kınalamış
Anası oğlunun saçlarını
Hiç çatılmamış şimdiye kadar
Kurbanına simsiyah kaşları.
“Koçlar gibi gideceksin demiş
O’nlar
Ah! O’nlar ne zalimdir birbirine benzerken
Ne insafsızdır, ne merhametsiz
Gözleri yeni gökkuşaklarından başka şey bilmez
Kıvrılmış kedi kıvamında bir masumiyet pelerini omuzlarında
En okkalı zehirlere bulanmış yüksek ökçeler gidişlerinde
Resimsizlik çok kötü
Simsiyah tablolara esir olmak
Aynaya bak diyorum
Yüreğime çizdiğim orda, ben görüyorum…
Filmin şeritlerini kopardım maziden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!