Her bahar bir kelepçe takar yüreğime
Sana mahkûm olurum
Gölgeler dizilir gün boyu kirpiklerime
Islanır yanaklarım
Kendi yüreğime zulüm olurum
Kurban olsun diye kınalamış
Anası oğlunun saçlarını
Hiç çatılmamış şimdiye kadar
Kurbanına simsiyah kaşları.
“Koçlar gibi gideceksin demiş
O’nlar
Ah! O’nlar ne zalimdir birbirine benzerken
Ne insafsızdır, ne merhametsiz
Gözleri yeni gökkuşaklarından başka şey bilmez
Kıvrılmış kedi kıvamında bir masumiyet pelerini omuzlarında
En okkalı zehirlere bulanmış yüksek ökçeler gidişlerinde
Resimsizlik çok kötü
Simsiyah tablolara esir olmak
Aynaya bak diyorum
Yüreğime çizdiğim orda, ben görüyorum…
Filmin şeritlerini kopardım maziden
Resim düşer
Çerçeveler boşalır gün gelir
Avuçlardaki sıcaklık uzaklaşır
Mevsim eylüldür artık
Kış yaklaşır.
Kahkahalarını duyuyorum
Gözlerinden fışkıran baharlardaki hız
Uzaklardasın biliyorum
Belki bir gün
Bir gün bulurum seni yüreğimdeki saklı kız.
Bilir misin her yağmurda gökyüzüne bakarım
Bir sen düşer gözlerime, bir o kadar sen düşer
Rüzgârlar eser isim isim
En kuru yaprak ben, savrulurum
Bazen bir ateş sarar avuçlarımı
SENİ YAŞADIM
Yanaklarına sevinç renkleri düşerdi baktığım her an
Ben seni sevdim güzelim, yüreğini sevdim
Delice çırpınırdı sabaha kadar, uyumazdı
Ben kulaklarını sevdim güzelim
Sevdadan başka söz duymazdı.
Ben seni sevdim güzelim, gözlerini sevdim
Rüyasında bile bıkmaz, bana bakardı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!