Bir eylül daha geldi
Kızılları çalarak güneşten
Her güne bir sensizlik koydu bu yıl da geçen yıl gibi
Her gecede seni düşünmek
Ve damlalar beleşten
Olsun
Olur ya
Yarı karanlık ıssız bir köşe başında
Tutup yalnızlığını soğuk soğuk
Yüreğinin ateşini elleriyle sarmışsa bir insan
Sen yahut gönlün yalnızsa şayet
Hiç tereddüt etme
Yaslanmak gerekti aslında
Onca yıla meydan okumuştu çam
Dallarında ne umutlar yuvalanmıştı
Anlamsız bir kazma oydu dibini
Kendi içine yıkıldı bu akşam
Korkuyorum
Saklamanın anlamı yok
Suskunluğumun mührünü çözdüm
Gitme demek istiyorum
Gitme
Seni seviyorum.
Çıkıp gel
Bir şafak vakti ya da gece karanlığında
Topla dünyanın mendillerini
Deryaları kurut gözümden akan
Ne olur
Bir şafak vakti ya da gece karanlığında
Sonbahar aşklarını aradım her gece
Bir beyaz gül yaprağında bazen
Bazen kalabalık bir caddede
Bazen bakarak yaşadım aşkı peri kanadına
Bazen koklayarak, bazen dokunarak sustum
Ne çare
Yıllar çok çabuk geçiyor
Bazen iyi kiler örtüyor çaresizliği
Bazen hüznü bir tebessüme saklıyor insan
Daha dün gibiydi gözlerdeki ışıklar
Eski Türk filmlinden bekleyişler, vuslatlar
Daha Fazla
Şafak kızıllığı inmeyecek gözlerime artık
Döktüğüm yaşlar kadar ıslanmayacağım
Gözlerinden başka renkleri sildim sokaklardan
En son noktasındayım alevlerin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!