Karınca yuvası gibidir
Kimse kimsenin gittiğini yeri bilmez
Kimin içi kan ağlar
Kimin içi güler
Bilinmez.
Yine sokaklardayım bak
Gece gündüze karışmış
Bir şarkı söylemek istiyor dudaklarım
Yıllarca yapmacık bir güle bakmışsın şair
Nasıl inandırmış seni
Nasıl kanmışsın
Güller soldu
Daha yeni tomurcuklanmıştı çoğu
Açacaktı her renkten
Soldu teker teker
Oysa
Daha yeni tomurcuklanmıştı çoğu.
Seni gördüğüm her gece
Başka bir mehtabı yaşardı ruhum
Yıldızlar raks ederdi sabaha kadar
Ben sana vurgun
Gün doğardı gözlerine azar azar
Sonbahar Aşkları
Yere düşen yaprak gibi
Tutunacak bir dal arar
Kurutulmuş ırmak gibi
Sen olmayınca güzelim
Hiçbir şeyin tadı yok
Bütün odalar boş
Bütün odalar yalnız.
Ne çay getirenim var
Ne limon sıkanım
Söyle bitsin be yüreğim
Niye susarsın meramın ne
Çıksın ağzından ne olur
Seviyorum de, seviyorum de bir kere
De ki dizlerim titriyor seni düşününce
Kızıllığı düşünce gönlüme günün
Saçlarını düşünürüm
Islak rüzgârların okşadığı
Tellerine değen yel bile olmadım
Aklıma geldikçe üzülürüm.
Bir kurtçuk düşerse düşüncelere
Yiyip bitirdiği gündür nice sevdaları
Sorular uçuşan kar tanesidir
Yürekler üşür
Hafakanlar sarar uykuları
Önce körpecik kâbuslar üşüşür
Söyleme yüreğim, sus
Kapılsan da fırtınalarına düşüncelerinin, sus
Dışa da içe de damlasa yaşlar konuşma
Anlatma duygularını, sevgini, hasretini
Göm yalnızlığa esir gönlüne ne varsa yüreğinde
Sus




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!