Bir gül yaprağında aşkı bulmak
Ve şakımak gün boyu sessizce
Mısralara yazmak gün doğuşunu gün batışını
Seninle renklendirmek alınan nefesleri
Seninle gülümsemek
Ve seninle seslendirmek yüreğimin atışını
Hep ayrılığı yazdım, hep yokluğu
Bazen geceye aşık oldum, bazen güneşe
Bulutlarca yağmurlar damladı gözlerimden
Bazen, bazen dert anlattım seherde yellere.
Ne gören oldu beni, ne ben gördüm seveni
Sabah mahmurluğu ile açsam gözlerimi
Tatlı bir ses çınlasa kulaklarımda “Günaydın”
Serinletse yanan bağrımı bir deli rüzgâr
Güneşin ışıkları pencereden girse,
Dese “Gözün aydın.”
Ve insanlar yürüyordu
Adımlarda yarınlar seslenirken
Uzun
Küçük bir tepe gibi sıkıntı
Büyük,
Bir çukur halinde korku
Bütün yollar büküldü ardından
Geri dönüşünü bekler
Hıncından gönlünü yaktı güneş
Sen hâlâ dönmedin
Dönemedin.
Ve insanlar yürüyordu;
Adımlarda yarınlar seslenirken
Uzun;
Küçük bir tepe gibi sıkıntı;
Büyük,
Bir çukur halinde korku
Yine bir sabahın karşılayıcısıyım
Dişlerim kenetli birbirine
Kör talihimin gözleri kör olsun
Böyle mi başlamalıydım
Yürek ağrılarımla yeni güne
Harbi delikanlıyımdır saçlarımdaki karlara aldırma
Bitmesini de bilirim sessiz sedasız
Gitmesini de
Yanardağlar yanar yüreğimde
Seversem tam severim
Niye bulutlar hep koyu renkli ağlar
Neden geceler karadır
Söylesene köşelere saklanan yıldızların korkusu ne
Neden adın yazılı bir tını saklanmış
Okşanmayı unutmuş rüzgârların sesine…
Sorular lav özentilerine bürünmüş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!