Sokaklar boşluk üstünde
Biri yalnızlığını öksürür
Adım sesleri yankılanır taş taş üstünde
Kaldırımlar bir kimsesizi görür.
Köşe başları ruhsuzluğu saklar
Bu şehir yabancılaşıyor her geçen gün kendine
Ben garip arayıcısı sokakların
Her gölgede tanıdık hüzün
Bir damla uykuyu bulamadığım bir gece daha
Gecenin götürür dediğim hüznümü çalmış güneş
Sere serpe önünde gözlerimin
Gördüğüm bana
Ben gördüğüme eş
Açık söyle duygularını
Niyetin neyse haykır, fısıldama
Gidecekmiş gibi durup gelmek olmaz
Taşıyacaksam ayrılığı
Oyalama, yüklensin gidişin sırtıma.
Ağlayacakmış gibi gülümsüyorsun
Bu kaçıncı bahar
Günlerden ne
Hangi ayın hangi günündeyim
Şaşkınım
Söyleyin dostlar
Ardımdaki gölgenin önünde yürüyen kim
Bir sıcak çay tadındasın içtiğim
Üşümüş yüreğime ılık ılık sevdâlar getirdin
İlmiklerle ördün aşkını gönlüme
Ne yaptın bilmiyorum
Çektiğim onca acıdan sonra
Kendini böyle sevdirdin.
İYİ Kİ DE
Sakın ağlama
Unutma güneş yine doğacak
Mavi kaplayacak gözlerini
Martılar haykıracak
Bazen ters eser rüzgârlar gibi akan zaman
Değiştirir düşüncelerinin bütün ebatlarını,
Rüyalar rüya olarak kalır, hayaller utanır,
Bir yerlerde asılı mahya gibi
“Hiç ister miydim.” cümlesi asılı kalır.
Korkum yok sabahı görememekten
Nefesim isterse unutsun beni
Yanmışım, korkum yok sönememekten
Külleyip isterse uyutsun beni.
İsterse kıymasın nikâhı bahar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!