GÜLÜMSE HALİL
Dedim ki kendine gel Halil
Ne bu halin, yerlerdesin kalk artık
Çık mazinin mısralarından
Yeni baştan düşün yarını
Bu kadar geç mi tanırmış insan insanı
Yürek sıcak tamam
Bakışlar içten
Peki, ben niye garipsedim bir ara, bocaladım
Yüzümü kapıya döndüm
Hasretin en kötüsü tebessümedir aslında
Aynaların yalancılığı sırrında saklanır
Gün gelir büyür heyecan
Filizler kanatlanır gökyüzüne
Bir görüntü siyaha boyar çiçekleri
Sevdaya dokunmak yasaklanır
Bazen ters eser rüzgârlar gibi akan zaman
Değiştirir düşüncelerinin bütün ebatlarını,
Rüyalar rüya olarak kalır, hayaller utanır,
Bir yerlerde asılı mahya gibi
“Hiç ister miydim.” cümlesi asılı kalır.
Korkum yok sabahı görememekten
Nefesim isterse unutsun beni
Yanmışım, korkum yok sönememekten
Külleyip isterse uyutsun beni.
İsterse kıymasın nikâhı bahar
Yedi tepeli gelindir İstanbul
Fatih’in eli değdiğinden beri
Gönüller sevdasıdır
Ulubatlı Hasan’ın
Şehadetinden beri.
Tül bir örtü örter her sabah yüzüne
Ömrümün yarısı bilip
Seni hep sevmek istedim...
Tutup saçının her telini,
Yüzlerce defa
Öpmek,öpmek istedim...
Islak Gölgeler
Pek beceremem dans etmeyi
Seyretmesi güzeldir salınan gönülleri
Belki kuru bir teselli benimki
Raks edelim isterdim yakamozların üstünde
Şimşekler raks ediyor sevgili
Damlalar hasret toprağa kavuşuyor
Ucu kırık bir şemsiyenin gölgesinde yürekler telaşlı
Her biri bir tarafa koşturmakta
Duvar kenarına sinmiş irice bir kuçu
Sessizce ıslanmakta
Ellerini tutardım, yüreğin orada atardı
Anlamazdım
Niye bütün mevsimler gözlerinden bakardı
Anlayamazdım
Aşkımı yazmak isterdim mısralarca
Seyretmekten fırsat bulup




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!