Gün geldi,
Akdeniz’in mercan maviliğine uyandım.
Hırçındı, hoyrattı dalgalar
Suda üşüdüm,
Tuzda yandım.
Gün gebeydi her şeye,
Gülme İstanbul
Gülme bana kahkahalarla,
Yalnız kaldım sanma.
Ben yalnızlığımda bile hep onunla olacağım,
Ama sen, bu sahte kalabalık içinde hep yalnız kalacaksın...
Böyle başlarım ben
Her sabah yeni güne.
Her sabah
Şimal rüzgârları eser
Bakımsız, dağınık saçlarıma.
Tropikal iklim yağmurları
Hep söz verip duruyorsun telefondaki konuşmalarımızda. 'Yemin olsun bu kez geleceğim' diyorsun. Hep gelmek istediğini ama bir türlü kısmet olmadığını dile getiriyorsun. Oysa! ! ! Oysa ben biliyorum ki bu seferde köşedeki koltuğuna gömülüp hatıralara dalacaksın. Biliyorum ki bu bayramda benden uzaklarda olacaksın.
Ve ben kapının zili her çaldığında hop oturup hop kalkacağım. Kapıda çil çil gözlerle umutsuz yüzüme bakıp, 'bayramın mübarek olsun amca' diyecek çocuklar. Onlara biraz harçlık, birkaç şeker ve yüreğimde son kalan umut kırıntılarından vereceğim.
Biliyorum bu bayramda yalnızım, biliyorum bu bayramda gelmeyeceksin. Ama ben kulağım kapıda hep seni bekleyeceğim.
07 Aralık 2001
Sen...
Kalbimin yegane çiçeği.
Biliyorum
Seni de çalacaklar benden.
Ve ben...
Yeniden alacağım nasibimi,
Kızım...
Mor sümbülüm, kardelenim,
Kara gözlüm, Nazlıcan'ım,
Affet kızım, affet babanı.
Nereden bilirdim ki,
Kaderin kalleşçe pusu kuracağını..
Bugün benden çok uzaklara gidiyorsun. Belki aramızda aşılması güç dağlar, binlerce metrelik uçurumlar olacak. Ama, unutma bir tanem ben her zaman seni düşünüyor olacağım. Eminim ki sen de beni düşüneceksin. Ve ben seni düşündüğüm her ânımda, birkaç satırla bile olsa yokluğunu gecenin göğsüne yazacağım.
Dün geceki telefon konuşmamızı hatırlıyor musun? “Yıkılmaz” dediğimiz sevdanın üzerine ansızın kara bulutlar çökmüştü. Birlikteliğimiz depremde kalmış evler gibi çatırdamaya başlamıştı. Ve sen beni ilk defa aşağılamıştın. Hatırlıyor musun? Ben sana “senden hoşlanıyorum” dediğimde “senden nefret ediyorum” diyordun. “seni seviyorum “ dediğimde ise “seni sevmiyorum” diyordun, hatırladın mı? O zaman sana, beni ne kadar aşağıladığını ve gururumu bir sigara izmariti gibi narin ayaklarının altına aldığını söylemiştim. Biliyordum aslında beni sevdiğini. Ve sen hıçkırıklarını tutamamış, ilk kez o denli ağlamıştın. Ve ağlayarak beni çok ama çok sevdiğini söylemiştin. Ne o yine mi ağlıyorsun?
Bu sevincim kısa sürdü. Ardından beni sevmene rağmen başkasının olacağını öğrendim nar dudaklarından. Bu idam fermanı gibiydi benim için. Hastalık ve ölüm gibiydi. Başkasının olman hastalığım da, ya senden ayrılığım? İşte o benim ölümümdü... Ama bir kez değil her an, her saniye tekrar ölmekti.
Şimdi sen yoksun... Rüzgar yine başladı, sararmış yapraklar oradan oraya uçuşuyor.
Şimdi sen yoksun… Yokluğun zehir gibi kanımda dolaşıyor…
Alanya,05/04/2002
Sen gittin gideli tüm mevsimler değişti. Her mevsim hazan şimdi sarı yaprakların uçuştuğu. Ve şimdi hüzün biriktirmeye başladım dudaklarımda, okyanus derinlikleri yanaklarımda.
Bıraktım artık güneşin sıcak nefesi yanaklarımı okşayana kadar sevdaya dair şiirler yazmayı.Şimdi sabahlara dek feryat dolu türküler yazıyorum. Ardından tüm suskunluğumla okuyorum avaz avaz, çığlık çığlığa.
Şimdi sensizim... Aslında önce sensizliğin nasıl bir şey olduğunu anlatmalı. Sen sensiz kalmadığın için bilemezsin tabii ki. Sensizlik nefes alamamak, sensizlik her mevsim sonbahar yaşamak demek. Sensizlik, körpe bir karacanın vahşi bir pumanın dişleri arasında son nefesini vermesi demek.
Ve sensizlik! ! ! Bilemiyorum, sensizim işte...
Alanya,2001
Puslu ve karanlık gecenin bir yerinde asılı kaldım. Ne arayanım var sevda adına, ne soranımvar Allah aşkına. Dışarıda yağmur yağıyor, içeride -ahh bilemezsin kadınım- yüreğim yanıyor. Şimşekler çakıyor sık sık. Bilirsin ben çocukluğumda da korkardım şimşeklerden. Şimdi kim bilir hangi mesnetsiz şehir sular altındadır, kim bilir hangi ücra köyün yolları kapalıdır. Şimdi kim bilir kimler düşman bildiklerine kahpe pusular kurmaktadır. Ve şimdi kim bilir kimler dünya umurlarında olmadan ateşli bir sevişmenin ortasındadır.
Yorgunum... Zavallı ayaklarım dünyaları düşünen beynimi taşıyamıyor ki günahkar vücudumu taşısınlar. Yaşamak yormadı beni. -Ahh bilemezsin kadınım- beni yoran sensizlik ve sensizliğin o kahreden sessiz çığlıkları.
Şimdi kim bilir kimler sevdiklerini, alev alev yandıklarını kor olan yüreklerini biraz olsun küllendirmek için kim bilir hangi kasaba istasyonunda, kim bilir hangi limanda bekliyorlardır. Hiç düşündün mü? Sevdaların kavuşmak için bekleştiği o kasaba istasyonunda, o limanda sevdalarından, sevdalılarından da ebediyyen ayrılırken hıçkırarak ağlamak ve peşi sıra mendil sallamak için bekleşenlerin de olduğunu.
O güzelim beyaz bulutların raksettiği masmavi gökyüzü yerini kara bulutlara bıraktı. O bulutlarki tüm hınçlarıyla yağmur yağdırıyorlar. Akdenizin o güzelim mavisi yok şimdi. Boz bulanık çamur olmuş sular. Dalgalar tüm gücüyle kayalara çarpıyor.
Şimdi kim bilir hangi dağın eteğinde, ne kadar yaşayacağını bilmeden karların arasından başını çıkarıp dünyaya 'merhaba' diyor bir kardelen. Ben ise kardelen gafletiyle gecenin puslu ve karanlık bir yerinde kapkara bir duvar yalnızlığında asılı kaldım. -Ahh bilemezsin kadınım- Öylesine kara değil bu duvar, ne varsa derinliğinde var.
Gece soğuk... Gece puslu...Dışarısı yağmur... Dışarısı ayaz... Ben yalnız... Şimdi kim bilir! ! !
Şu an sensizliğin bozkırındayım. Beynimde tek düşünce, hedefim belli. Bir sigara dudaklarımda,
ellerim cebimde, bir türkü tutturmuşum birlikteliğin yolunda.
Namlunun ucundaymışım, ölüm başucumdaymış ne önemi var. Ne Kerem'ler yandı yüzyıllardır
Aslı'lar için, ne Mecnun'lar çöllere düştü Leyla'lar için. Bu can, bu yürek senin! Verilmesi gerekirse
aşkımız için, üzülmeye gerek yok severek verilir sil gözlerin.
Ne can umurumda ne cihan.Seni seviyorum ya, beni seviyorsun ya o yeter bana. Apansız vurulsam




-
Sinem Güç
-
Aslihan Erdal
-
Nevin-turan
Tüm Yorumlarmerhabalar şiirlerinizden bir kaçını yorumlamak istiyorum izniniz olursa
Selam Şiiradam...Şiirlerin iki sene önce olduğu gibi yine insanların kalplerine klavuz olmaya devam ediyor...Yanlız birşey dikkatimi çekti; çok yeni tarihler göremedim....Şiirlerini okumak güzel, Alanya da seninle tanışmış olmakta güzel...Yeni şiirlerini bekliyorum. Hoşkal AşkAdamı
selam sana şiiradam! ! ! şiirlerini büyük bir zevkle okudum.Satır satır kelime kelime.... Duygulandım, ağladım...Yüreğinge yaşanmamış özlemleri, isyanı, zaman zaman sevdalara olan kırgınlığı, hayata küskünlüğü yaşadım...Bu duygu seline kapılmış giderken sana eselenmek istedim şiir adam...
Yolun ...