Bir canın bakışı ısıtır seni,
Dilsizdir ama o, kalbiyle söyler.
Sever karşılıksız bu can tenini,
Şehirler sustukça kırlarda eyler.
Kuşun kanadında özgürlük saklı,
Zaman bir nehirmiş, akar gider derinden,
Ruh kopup gelmiş o bezm-i elest yerinden.
Balçıktan bir kılıf, içinde saklı cevher,
Kim kurtarır insanı, bu nefsin kederinden?
Bakarsın dünyaya, her şey birer gölgeymiş,
Kabukta keramet arayan nadan,
Özü görmez, bakar durur rengine.
Aslı çamur olan şu dar dünyadan,
Erişemez insanın ahengine.
Kendi hiçliğine çeker bir perde,
Yorulunca sırtını yasladığın o koca çınar,
Kök salar toprağın en derin susuzluğuna.
Dallarında kuşlar yine o şarkıyı fısıldar:
Güneş, her geceyi boğar kendi sonsuzluğuna.
Kışın ayazı yaksa da incecik dallarını,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!