Bu milletin efendisi
Halkı çekerek çilesini
Vurdu yüze sillesini
Bilmedin mi cahil sensin
Kimse anlamaz senin derdini
Arkandan çeviriler her dümeni
Sen sen ol dostu düşmanı iyi tanı
Yüzüne karşı ağlayıp ardına güleni
Hele bir düşte gör ne yüzler var
Rüzgarın saçlarına fısıldadığı o gizli masal,
Gözlerinde can bulur, içimde bir ihtilal.
Ne zaman baksam sana, zaman asılı kalır,
Ruhumun kıyılarına vurur o sonsuz cemal.
Adın bir dua gibi dudaklarımda demlenir,
Dünyanın mülküne sultan olsan da,
Huzur bulamazsın, dertle dolsan da.
Sağlık bir tac imiş, darda kalsan da,
Görmezsin onu hiç, hep sağ olsan da.
Bir nefes sıhhat ki, cihana değer,
Dışarıda arama, yol senin içte,
Gizli bir şehir var, her bir girişte.
Bin bir kapı açılır, tek bir çekişte,
Kendi ummanına, daldı bu gemi.
Aklın bir bekçidir, surun başında,
Menfaat uğruna kırk takla atan,
Dalkavuk dilinde ballar süzülür.
Şerefini üç beş kuruşa satan,
Görünce insanın ruhu büzülür.
Güçlüye kul olur, zayıfa aslan,
Beyaz bir sayfaya düşerse kalem,
Kelimeler başlar hür dansına.
Yazınca değişir koca bir alem,
Can verir şairin her mısrasına.
Renkler tuval üstü hayale dalar,
Sabahın köründe yollara düşen,
Fabrika önünde canla didişen,
Alın teri döküp rızka erişen,
Kutlu olsun bugün senin bir mayıs.
Nasır tutmuş eller dünyanın yükü,
Bir canın bakışı ısıtır seni,
Dilsizdir ama o, kalbiyle söyler.
Sever karşılıksız bu can tenini,
Şehirler sustukça kırlarda eyler.
Kuşun kanadında özgürlük saklı,
Zaman bir nehirmiş, akar gider derinden,
Ruh kopup gelmiş o bezm-i elest yerinden.
Balçıktan bir kılıf, içinde saklı cevher,
Kim kurtarır insanı, bu nefsin kederinden?
Bakarsın dünyaya, her şey birer gölgeymiş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!