Hangi muma bassam parmağımı
ucundaki ip ağlar
kirpiğini koparır parmağın
silerken yaşını
kirpiğin mi ağır?
ben çok büyük değilim
sınandığım bir okyanus
bir balinanın gövdesindeyiz hepimiz
renk ve alatav
çağ dikeni sancılar
çocuk ve küstahken şimdiki halimizden
küllere doğdu ömrüm
kül yanıp gitmişliğin öyküsü
hapsi baykuşların
göz narelerinin
bir yay gerdin göğsüme bir yay
haddim değil
bir yolu var dehlizinde dolaştığım
karanlıklardan çıkmamın
sen ışığınla düştüğünden beri bu pencereden
tek gözüm ılıman iklimlerinde aşkın
tek gözüm kör ayazlarında gecenin
düşmüşüm eline
bir elim yazlık sinemalarda oyuncu
Her yolculuğum yalnız bitiyor
fakat her cephede senin kurşun seslerin
yer yarılsa burdayım diyor yalnızlık
anladım kaybediyorum bulmaya kalmadan seni
gözlerimi götürmüşsün nasıl göreyim?
ne kadar çocukmuşum Musa
bu manzaraya yazık
gülüşüme konan kuşları kovalarken
her çeşmede akıp giden ellerim miymiş
ya sen nasıl görmedin
yanımdaydın hep zira
ey, kaçırdığı trenler durdurulmuş
yine de küsüp arkasını dönüp giden gönlüm benim
umutsuzluk şeytan dan değil midir?
ey, hesabını kitabını kusurlu yapıp
gülüşünü yarım bırakıp küstüğünde
kış kapıda
sanki bütün yollar kapanmış
üzüntüsü verdiğini
o bilmeyecek
ve dudak söze küstü bu gün
kalem denizinde
kelam bulamayan kısacık ömrüme
Ey ruhumun da içine giren
Ey beni benimle harbettirip




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!