Güneşin doğduğunu görmeyen göz
Gecenin uzunluğunu nasıl bilir
El yaptım sanır, ayak yürüdüm
yol diyorum yol
bir hiciv taşı gibi
güreşirken dağlar denizlere güzelleme
sevmişken böylesi teveccüh
ve ısrarla istenen o eksik dua
derdimin özü sen
bir gün
çıkıp gelsen
böyle nar bahçeleri arasından
ey zeytin ey incir
güller bahçesinde rüyada gönlüm
tutup bıraktı diken bahçesine
cehennemi cennetle bir gördüm
uyandı aklı sabahların
uyandı nişan almış
yakışmıyordu yüzüne hüzün
sanki borç alınmış, ama harcanamamıştı korkudan
ödeyememek bir nasırlı acıyı
aklıma saran nedir
bu saatte hem de
uyandıran huysuz kiracıyı
Yarım yamalak cümleler kurup
Yazıp çizdik
Çoğu zaman yalnız
Hazırlıksız
Bir kısa ömür
Yazları sıcak ve kurak
Kışları soğuk ve yağışlı
İçime işleyen bir yeri varsa dünyanın
İşte tam burası
Kilit taşlarından süzülür yağmur gibi
Üst katta ağlayan kızın gözyaşları
Duruşun bitmiyor
Hemen giriveriyor kapıdan
Alacası sana karışmış
Rüzgar
Öpüşün bitmiyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!