büyüttüğünde çiçekleri
ve uyuttuğunda geceleri
kapıların arkasında durduğunda uzun uzun
kelimelerin gölgeleri bir insan boyunu geçtiğinde
sevdiğinde sarıyı
bakmıyor güneş gibi
perdenin arkasından
gülüşüne dünyadan geçtiğim...
gülmüyor bir başka güne uyanmış bu gün....
kısa bi müzik bu
dilinden düşmese bile
bi daha tadamazsın
lamba ağlamaz
buhulu gözyaşını gördünse
içinde alevler eskimiştir
eğrir kabloları elektriksiz
naylon camda tünesin kuşlar
buz çölünde hangi cenneti arıyorsun?
hasret cennete ve ezeli cazibeye olur
dünyanın eteğine sımsıkı tutunup
cenneti sen dünyada mı sanıyorsun?
geçiciler geçicisi olduğunu unutup.
her yaraya tuz basmaksa
ızdırap hiçkimseye kalmamalı
ve sandıksa bir kısa gün batımını
bir sonsuzluğa denk
ve senin alnında yürür çocukluğumun
girdaba düşen kalbimin tek yönü;
baktığın taraf olsun Ey sevgilim
Gördüğü; en son mahzun gözlerimin : Gözlerin..
Ve son
Son bir çatırdama
Bir deprem yüreğine kurduğum evimde
Göçe zorlanan hücrelerim
Toprağın bağrına saplanacağım saati çağırıyor son nefesim
gezer melali taşlayarak sinem
taşlara konmuş dönüp duran hanendeler var
dönüp gitmişim, kaldıysa arkamda gölgem
örttüğüm kapılarda gözle görülmez pencereler var
gül döksen duramam burada
bal eksen seninle arama
bir şey oldu bu yaraya
tanımıyor beni , seni, boşuna
ben kayıp hikayeydim senin avcunda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!