Suskunluğun söylediği en güzel söz,
duyabilmenin derinliğini anlamaktır içinden anlam oluşturmak için.
Şimdinin anı; duyulan en gerçek gibidir.
Ve bir düşünce gibidir tüm yarınlar.
Ancak gerçeklik düşünceden oluşur.
Şimdinin anı; en gerçek, ve bir düşünce gibi tüm yarınlar.
Ancak yarın en gerçek düşünceden oluşacak zamanlar.
Şimdiden duyulan en gerçek gibidir kimi zaman yarınlar.
Hiçte zor değil başka bir düşünceyi kabul etmemek.
Düşüncenin özünü kabul ettiysek eğer...
Düşüncenin özü insandır. Özden önce düşünce ise düşebilir her an...
Gerçek şu ki öz düşünce söze değil kalbine düşendir.
Düşünceler, özgürleştiğinde daima gerçekler.
Ve biz düşüncenin gerçekliğinde özgürüz.
Bir ışık en çok suda güzel yansır.
Çünkü suyunda özü gerçekte ışıktır.
Düşün gözyaşını, düşüncenin hüzmesidir daima süzülen.
Çoğu insan düşünür ve düşüncesini gerçekleştirir bunu herkes yapabilir. Ama düşüncenin içinde düşüncenin kendisi olmak, tüm herşeyi kendi içinden gerçekleştirebilmektir.
Derinlik daima bir kıyıya iletendir. Asıl sığ sulardır henüz bilinmez derinliklere sürükleyen. Düşüncenin derinliği ise kalbin okyanusudur.
Allah iki duyguyu yüklemeseydi üzerimize:
Cenneti ve cehennemi,
Ateşi ve suyu,
Havayı ve toprağı,
Ve yaşamın kendisi olmak için;
...Zerrede bir ufka varıncaya dek
Sonra başımı kaldırıp gökyüzüne baktığımda
bulutların arasından görüyordum güneşi.
Görmek istediğini görür insan.
Kimi güneşi, kimi ışığını.
Sonra gördüm ki; o gördüğüm değil
görünen imiş.
İnsan ancak ruhunun aydınlığı kadar görebilir kendini.
Yaşamın içinde karanlık iç yüzlü insan olmaktansa,
düşüncenin aydınlığını ve aydınlık bakışımızı yaşama yansıyan en gerçekliğimiz sayarız.




-
Oktay Aşkın
Tüm Yorumlarhttps://www.instagram.com/p/Cs1Rsphofri/?utm_source=ig_web_button_share_sheet&igshid=MzRlODBiNWFlZA==