Yılların kahrıymış, bu kulun nasibi,
Gönlümden maziyi, alıver gitsin,
Bahara aldanan, "kelebek" gibi,
O benim kadar, yaşadı dersin..!
Ben yalnız sevdim, beni anmadı,
Kadın dediğin,en küçücük yüreğe sığar,
Karanlıkta erkeğe, güneş olup da doğar..!
Kadın dediğin, tartısı hassas olur,
Her vakit uyanık, hep tetikte olur..!
Kadın dediğin, ne flu, ne de mattır,
Kimi zaman hoş söz, kimi zaman inattır..!
Kadın dediğin, sevmez sanırsın yalanı,
Sen arkanı dönünce, yapar asıl planı..!
Kadının elinden, kutsal olan ‘’anneliği’’ alıp, eline kuru gül tutuşturanlar,
Kadını gönlünü kazanmak için ‘’tek taşla’’ iki kuş vurma planları sadece kadın ticaretini yasal bir zemine oturtturmuş kadını toplumun önüne çırılçıplak soyup, tüm silahları alınarak savunmasız şekilde, bunu adına da ‘’modernlik’’ diyerek atılmıştır.
Ne yazık ki; kadın dava konusu haline getirilmiş, koca koca binalarda adalet aramaya mahkûm bırakılmıştır.
Daha da acısı; ürünlerin teşhiri için, kadını süsleyip, boyayıp, verdikleri tek güle karşılık ucuz bir takas yaparak, buna da ‘’çağdaşlık’’ diyen, köşe başlarını tutmuş ''PARADAN ADAMLARDIR'' projesidir..!
Kadın; hiç olmadığı kadar, günümüzde, kendine ‘’medeni’’ diyen toplumlarda, köleye dönüştürülmüş, bu nu da kadına fark ettirmemek için, güya kadını koruma maksatlı dernekler, sivil toplum kuruluşları icat edilmiştir…
Soru şu; kadın neden korumaya ihtiyaç duysun?
Kadın var ki; terazi, her dem eşini tartar,
Kadın var ki; çenedir, vara yoğa kendini yırtar..!
Kadın var ki; yüzü güleç, bakmaya doyamazsın
Kadın var ki; dırdırcı, yanında bir dakika duramazsın..!
Delirmiş insanlık, bağırır "kafa" sesleri,
Bencil yaşar "en"lerde, sevgi yittiğinden beri,
Gelip geçen her yüz, oturmamış yerine,
Suretler hürmet görür, asıllar hürmetine,
Menfaat kağıt helva, yemek için yaklaşan,
Helva biter birmez, her yönden uzaklaşan,
Kafatası boş, iç ayrılmış kabuktan,
Cehalet tek dişiyle, kabuğu kemirir,
Batıl içeri girmiş, açılan o boşluktan,
Hakikat açken batıl, semirdikçe semirir..!
Akıl var muazzam, akıl var kırbaçlık,
Helal tokum der, haramı doyurur açlık,
Fikirler dikiş tutmaz, aynı yerden sökülür,
Kesik kesik iplikler, vicdanlara dökülür,
Fıtratın özünü biçer, tırpanı bileyenler,
Ot yığını kaldı, kökünden kesilenler,
Elhamdülillah, Müslüman ülkeyiz bir bakalım aynaya.!
Neyimiz Müslümana uygun, başlayalım sorgulamaya.!
Müminin tatili, nurlu günlerden değil mi Cuma.!
Cumartesi, Pazar da nerden çıktı, tam bir muamma.!
Şimdi kapı çalsa, "çocukluğum" gelse,
İçeri girse de, bir daha hiç gitmese,
Onsuz geçen, koca ömrü ya!. Bilmese,
Kapıyı, ardına kadar açık bırak kahya..!
Koy salonun ortasına, renkli misketleri,




-
Acun Mugalata
Tüm Yorumlarher şiirinizi beğenerek ve merakım törpülenerek okudum tebrik ederim yüreğinize sağlık.