Fırtınaya yönelt gemini, sızlayan yarana direnip,
Lodoslardan arta kalan, asırların izlerine inip,
Ufaklık çağının yeşerdiği, serin suları bulasın,
Başak ovalarının, papatya beyazlığında silinip.
*
Sızıların örtü kuşanır, türlü hallere hep boyanır,
Söğüt zırhı gibidir, kavak derisine hemen dayanır,
Yoğundur şunların katmanları, parçalanması çok çetindir,
Lakin ıhlamur başkadır, zarı zarifçe güne uyanır.
*
Soğuk mevsimlerde, dere boylarına konar boz doğanlar,
Ahududu zamanını gözetler durur, uçan turnalar,
Tepelerimin, en yüksek doruklarında hürce ötenler,
Mesken eyleyip, anıt mezarları korur ulu kartallar.
*
Seyit Onbaşının yüce hatırası, her an hep yaşasın,
Kutsal yurdu savunan yiğitler, dilden dile dolaşsın,
Bireysel yahut kitleler halinde, hududa dayananlar,
Çarpıp savrulsun, sillemizi yiyip denize ulaşsın.
*
Hırçın sulara karşı, yelkenini durmadan açasın,
Günlerin yorgunluğunu, engin denizlere saçasın,
Atinin parlak sabahı, ufuktan usulca doğarken,
Karanlık dertlerden, akın akın ileriye kaçasın.
*
Tarihin sayfalarına, altın harflerle yazılsın adın,
Memleket sevdasıyla çarpan, yüreğinle kalsın muradın,
Asla pes etmeden yürüdüğün, meşakkatli zorlu yol,
Destanlar anlatsın seni, ebediyen sürsün saltanatın.
Kayıt Tarihi : 27.03.2026 21:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!