Doğduğum üzere
Ailemi seçme şansım kadar
Tercih şansım vardı aşkını.
Nasıl desem!
Ne kadar erteleyebilirsem yaşlanmayı
Ve eceli ne kadar engelleyebilirsem,
Ne şimdi bu!
Aşkın hangi halidir ki
Bana beni aratan.
Leylasından geçip
Gönlündeki ateşte pişen
Mecnun gibiyim.
Ne şarkılara,
Ne filmlere mevzu olmuş
Aşk mefhumu,
Beni mi es geçecekti.
Geçmedi de…
Bilir misin?
Bir an; Yıllar öncesini yaşadım ben
Bir gülüşünle
Yüreğimi harman yerine çeviren sen.
Bilir misin?
Sevmeler boşuna değil
Hasretin hüznüyle
Akşam güneşinin
Kızıllığına bulandım.
Bakıp bakıp pencereden,
Bir şehir düşün;
Sokak sokak dolandım.
Melankoli kokuyor bu hisler.
Ne varsa, ne kadar varsa senden, kocaman bir yalan belli ki…
Yaşamak seni, sensizliğinle bir yol bulup anlaşmak, kanunlarını aşkın takmadan, bir yudum alıp hayalinden, gerçeklerle helalleşerek bahar yağmurlarında doyasıya ıslanmak olsaydı. Ah! Yapabilseydim. Sınırsız zaman düzleminde Senden Sana koşup sarılabilseydim düşlerime.
Biliyorum ki ordasın.
O en çok sevdiğim.
Bazen bir şarkı
Severek dinlediğim.
Bazen aşk
Ümitsizce dilendiğim.
Ölmüşüm mesela.
Başucumda bir taş,
Toprağımda çiçekler.
Hatırıma binaen,
Okur musun bir Fatiha.
Mevzunun aşk olması,
Tarafları haklı çıkarmıyor.
Mesele çetrefilli.
Nihai çözüm yok.
Yani mutlak mutsuzluk olası
Bir anlık gönül tutulması.
Vatanını sevmekse şehadet,
Ya Rabbi! Ne olur şehadete medet.
Mevzu vatansa
Haini, uğursuzu ve cümle melanet.
Cümlesi ateş olup yansa karşımızda
Cürmünün hissesine düşen kıyamet,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!