Karanlık ruhlarımıza aydınlık ver
Körleşen kalbimize muhabbet ver
Duygusuz ve arsız halimize ülfet ver
Kalplerimizdeki ayrılıklara tevhit ver
Küfre düşen gönüllerimize izzet ver
Kendi benliğimize yabancılaştık fıtrat ver
Yarabbi senden istiyoruz
Günahımızın bağışlanmasını
Tövbemizin kabulünü
İbadetlerimizin kabulünü
Yarabbi senden istiyoruz
Bu geceki kandilimizin
Kulu kulla sevindirir
Kulu kulla güldürürsün
O kullara ömür verir
Sonra kulları öldürürsün
Kul dediğin kısa ömür
Yarab; Şu külfeti kaldır aradan
Sana yalvarıyorum; Ey! Ulu Yaradan
Günahım, gözümden geçiyor sıradan
Yarab; Şu külfeti, kaldır aradan
Günahlarımız çok, yüzümüz kara
Kaderde var; Muhsin başkan
Yine üşüyorum dedin.
Hapiste, yedibucuk yıl yattın
Orda da, üşüyorum dedin
Bu takdiri, ilahi kader
Senin ömrün, buraya kadar
Size şikâyet ediyorum; Memurunuzu!
Çünkü o, incitti bizim gururumuzu
Bize iyi davranmadı, artırdı sinirimizi
Size şikâyet ediyorum; Memurunuzu!
Bize müracaat ettiler, yaşatmak istiyoruz
23 Ekim 2011’de deprem oldu Van’da
Hissedildi birçok şehirde hatta; İran’da
Yandı yıkıldı Erciş, sarsıldı Tatvan’da
23 Ekim 2011 ‘de felaket oldu; Van’da
Yakaladı insanları, kahvede, camide, handa
Ben yanarım ateş gibi
Kalbim katı bir taş gibi
Gözden akan bir yaş gibi
Ben yanarım ben ağlarım
Ben eremedim sırrına
Yarabbi ahu zarımız arşa dayandı
Kimimiz dövülüp kimimiz yandı
Bilmem hangi devir hangi zamandı
Yarabbi yardım eyle bizlere
Bir bir götürülüp kurşuna dizildi
Bir gün vezir olsam, buyursam!
Tüm sesimi, dünyaya duyursam
Gittiğiniz yol, yol değil diye?
Gücümle sözlerimi duyursam!
Ankara- 18.01.2013




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!