Bir mahpeyker saldı gönlümü karaya,
Attı ummandan benliğimi karaya,
Eller ulaştı emele ben kaldım yaya,
Kınamasın beni fani kul olan,
Devranım döndü karadan karaya
Bir mahpeyker saldı gönlümü karaya,
Attı ummandan benliğimi karaya,
Eller ulaştı emele ben kaldım yaya,
Kınamasın beni fani kul olan,
Devranım döndü karadan karaya
Kasım da bitiyor,
Nasıl bir öfkeli gidiştir bu?
Ardında kar, tufan bırakıp gidiyor,
Neyin hesabı, ne iştir bu?
Merdivende sessiz duran kasımpatını da,
Yolda kalanı da soldurup gidiyor,
Hayat kavgasında bendim dayak yiyen,
Ruhu yara bere içinde inleyen,
Bir acı tebessüm kan çanağı gözlerimde,
Paslı hançer saplanmış gibi kalbimde inleyen.
Tabib bildiğim Azrailimmiş meğer
Merhem sürerken son duamı dinleyen.
Sen güneşimsin ruhuma ışıkları süzülen perde perde
Hücrelerimdeki rengarenk kelebekler sana uçuyor
Biliyorum hepsi yanıp kül olacaklar sende,
Olsun, aşkınla var olmak için yetmez bunca sayısız kor.
Ben ki gün ışığında karanlığa mahkum,
İki gözüme perde kurmuş zorba tahakküm,
Zakkum içer gibi kırbaçlanır kalbim,
Cahili olmuş bilmenin gaflet rahlesinde beynim,
Feraset, basiret öksüz, hikmet yetim,
Kibir,gurur,şöhret şehveti elinde esirim,
Sırasını bekliyordu insanlar
Kanatlanıp uzaklara uçmak için.
Gönülde arzu başka diyarlar
Oysa gerçek kendinden kaçmak için.
Kimler geldi kimler geçti,
Ekinler ekti yapraklar biçti,
Yazı-kışı mevsimler denkti,
Dünya hali, hep kadınlar çekti,
Alıçlar, elmalar, kavga çoktu,
Nenemin masalları ne tez bitti.
Derler aslan avıdır ceylan,
Heyhat bu koca bir yalan,
Sen beni avladın yâr ceylan.
Kızarır geceler karanlığında,
Görünür gözlerinin akında,
Yorgun, uykusuz, nedamet şafağında,
İner damar damar ateşten damla yanağında,
Bu ruh, bu beden neyin, kimin nöbetinde?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!