Bir ateşe düştük ki adı aşk günahı,
Gözlerimiz, dudaklarımız, tenimiz
Yakıcı kordan günah damgalı,
Hücrelerimizden akıyor vebali,
Yüreğimiz vurgun yemiş gibi sancılı,
Anafor gibi içine çekiyor ikimizi,
Kaldırdığımız yol üstündeki taşlar
Önce bizim kafamıza atıldı,
Önce bizim penceremiz o taşlarla kırıldı,
Bizim bahçemizde duvar yapıldı.
Kaldırdığımız yol üstündeki taşlar
Düşman istilasına edildi köprü,
İtiraf ediyor gözlerin sevmiyorum desen de,
Bir öfkeyle arkanı dönüp gitsen de,
İnan sevgilim kalbim senin ellerinde,
"Kal" diyor herşeyin bana "git" desen de.
Özür diliyorum diz çöküp önünde,
Kalk gönül gidelim gurbet ellere
Sılada dost kalmadı,
Aşk adın sürelim şerbet dillere,
Arı balda tat kalmadı.
Kalk gönül gül dikelim toz çöllere,
Derin mavi sularda tüllenir hayallerimiz,
Poyrazda fırtına gibi patlar kederimiz,
Vuslat; ömrümü peşinde koşturan ceylan,
Yalancı fenerle kıyılara vurur gemimiz.
Ne ayışığı ne yakamoz dindirir gözyaşımızı,
Seni kalbinde taşıyan anar her an,
Seni kalbinde taşıyan arar her an,
Bir rüzgar yelinde,
Bir tas çorba içtiğinde,
Güneşin, ayın, çiçeğin kokusunda,renginde,
Hayatın her curcunasında, günün her saatinde,
Oysa çok şey istememiştim şu hayattan,
Bir kaç dut istemiştim ağacından,
Bir kaç dal salkım saçak kirazından,
Bir tatlı buse al yanağından,
Sadra şifa iki tas su ak ellerinden.
Sabahı olmaz bu derdin
Gözlerim kan çanağı,
Uykuyu ah haram ettin?
Gözlerim kan çanağı.
Kalbimde ince bir sızı,
Kapıldım rüzgarına
Belki gönül ateşine çare olursun sandım,
Her esintide korlar aleve döndü,
Yazık! Gönül ateşine çare olursun sandım.
Kapıldım rüzgarına
Sana ait hiçbir şey incinmesin
Ayak sesim, nefesim bile rahatsız etmesin,
Kapına dokunmaya kıyamadı parmaklarım,
Bütün ihtimalleri sana bıraktım,
Geldiğimi anlarsın diye kulpuna papatyalar bıraktım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!