Dayanır insan dayanır,
Varlığına dayanır,
Yokluğuna dayanır,
Dostuna yahut kendine dayanır,
Tutar vefasıza dayanır,
Çeker bin türlü kahır.
"Kaç yaşındasın dayı?" dedi yeğen,
Acı bir tebessümle baktım masum yüzüne,
"Kafakağıdına göre mi,
Yürek yorgunluğuna göre mi,
Tecrübe denen insanların bıraktığı ize göre mi,
Yoksa gönül hovardalığına göre mi yeğen?" dedim.
Dediler bal, kaymak yedin mi?
Dedim yârimin dilini bilirim.
Dediler irem cennete girdin mi?
Dedim miski amber sinesini bilirim.
Dediler gurbet ele vardın mı?
Dedim yâr hasretini bilirim.
Hüzünle bitecekmiş meğer,
Dar gelecekmiş bu gökle yer,
Ayrılığı bilseydim eğer,
Uğrunda can vermeye değer.
Kavuşmak hayal olsa bile,
Tattık ölümü en değer verdiklerimizin elleri ile,
Canlı canlı ateşe attılar alev sözleri ile,
Seyretti sözde sevdiklerimiz sinsi sinsi içten gülerek
Ruhumuz ve kalbimiz can verirken,
Gözyaşlarımız ızdırap girdabında erirken,
Tattık ölümü en değer verdiklerimizin elleri ile,
İkimiz birbirimize muhtaçtık,
Yalnızlığımız kadar açtık,
Benim yüklerim çoktu,
Senin değirmeninde yel yoktu,
Sen emek emek gam başaklarımı öğüttün,
Ben unufak avuçlarına döküldüm,
Ben eski hislerim ile geldim sana,
Sen yeni olan hiçbir şey demedin bana,
Bak işte eski yeni yanyana.
"Değişmek mevsimlere yakışır." Öyle mi?
Öğrenmek istiyorsanız neden değiştiğimi,
Sorduğunuzda anlaşılır değiştirenlere mevsimimi.
Deli kız acımadın halime
Deli kız gülüp geçtin aşkıma
Deli kız beni çevirdin şaşkına
Deli kız ah deli kız.
Gelen geçene söz atarsın,
Deli yarim deli deli yarim
Halimden belli yarim
Seni sevdim seveli
Bozuldu benim ayarım.
Başta akıl koymadı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!