Lise anılarımın ilkbaharısın sen.
Saçların rüzgarla savrulan bir yaprak gibi..
Gözlerinde dalar, içimi içime sığdıramazdım.
Konuşurken titrerdi kalbim, durduramazdım.
Bir masada gülüşün çaldı aklımı,
Toprak esner, uyanır güzelce,
Yeşil bir cümle düşer her çiçeğe.
Rüzgar taze, yağmur serin,
Doğa giyinir sanki gelin.
Çiçekler konuşur hafif rüzgarla,
Fallara kadar düştüm, adını aradım.
Telvede bir harf...Sen sandım, yandım.
Her fincanda umut, her tortuda hüsran,
Adını bulamadım, boş çıktı aman.
Gökyüzüne sordum, yıldızlar sessiz.
Bir gün çekip gidersem,
Sevmediğimden değil seni,
Yordun, tükettin beni,
Sevsem de kalamam ki.
Ben, ben olmaktan çıktım,
Gelme desen de anlarım
Gözlerindeki gerçeği.
Dilin ne söylerse söylesin,
Gözlerin kalbinin sesi.
Kal mı diyor git mi diyor?
Karanlık,
Gece sessiz bir şehir.
Işıksızlıktan korkan gözler,
Bazen ise huzur dolu geceler...
Yıldızlar parlar, üstümü örter.
Kasım geldi sessizce, içimde bir serinlik,
Ne tam hüzün, ne tam sevinçlik.
Rengârenk yaprakların dansı ayaklarımda,
Hışırtısında saklı çocukluk anılarımla.
Kasım’da bir veda, biraz umut,
Seni sevdim ömrümce,
Bir gülüşün yetti gönlüme,
Hani bir ömür boyu
Olacaktın benimle?
Her şey hayal oldu,
Umutlarım yok oldu.
Güneş her sabah doğarken,
Gülümse aynaya hep bakarken.
Yeniden başla kendine,
Sev biraz da sebepsizce.
Kırma içindeki o güzel duyguları,
Kesirli Sayılar Gibiyim,
Asla tam olamıyorum. Her seferinde bir yanım eksik,
bir yanım eksiltili.
Hayat beni alıyor, bir yerlere bölüyor.
Bazen umutlara, bazen yalnızlıklara, bazen yorgunluklara..
Tamamlamaya çalışıyorum ama her denemede biraz daha dağılmış gibi kalıyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!