Ağlayan bulutlar içinden, bir hasretle süzüldüm,
Toprağın koynundaki gizler ile büküldüm.
Yaralı bir nehirde damla damla döküldüm;
Akan zaman içinde, en berrak yas sesiyim.
Kâh buzula hapsoldum, dondurdum feryadımı,
Kâh çöllerde kaybettim, unuttum öz adımı.
Bilinmez bir boşluğa feda ettim tadımı;
Kendi döngüm içinde, varlık muammasıyım.
Kayalardan sızarken ömür törpüler beni,
Yosun tutmuş taşlarda dertler öteler beni.
Hangi derya dindirir, bu dilsiz feryadımı?
Ulaşılmaz menzilin, sönmeyen şulesiyim.
Ateş dokunur tene, buhar olur uçarım,
Gökyüzünün bağrında yeni yollar açarım.
Kaderimde naçarken, öz benliğime kaçarım;
Hem hayatın kaynağı, hem ölümün süsüyüm.
Yıkadım kirlerini şu fani yeryüzünün,
Yine de silemedim rengini bu hüznün.
Benlerin aynasıyım bendeki o yüzün?
Hiçliğe fısıldayan bir girdap kuyusuyum.
Durulmak bilmez ruhum, ruhsuz akış sızımdır,
Arayışım nedensiz, asıl nakış sızımdır.
Sonsuzluğa uzanan o son bakış sızımdır;
Yatağını arayan, suyun öz sancısıyım.
ENGİN TOPKAN (14.08.2026)
Engin TopkanKayıt Tarihi : 14.08.2026 19:09:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



